YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/192
KARAR NO : 2023/1861
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/548 E., 2015/248 K.
SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 33.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 Tarihli ve 2014/548 Esas, 2015/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; sadece yalan beyanda bulunması nedeniyle verilen cezaların çok olduğundan, hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yol uygulaması nedeniyle emniyet görevlileri tarafından durdurulan ve Midyat Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar etmiş olması nedeniyle aranan sanık …’ın, görevinde … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; suçlamayı kabul ettiğini, firari olarak arandığından suça konu nüfus cüzdanını hazırlattığını beyan etmiştir. Mahkemece, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan ek savunması alınmıştır.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 30.09.2014 tarihli uzmanlık raporunda belgenin tamamen sahte olarak tanzim edildiği, sahteliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek olması nedeniyle aldatıcı niteliğinin bulunduğu kanaati bildirilmiştir.
4. Mahkeme tarafından, suça konu belgenin unsurları ve aldatıcılık niteliğinin tespiti yönünde bir inceleme yapılmamıştır.
5. Mahkemece, somut olayda resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşması nedeniyle sanık hakkında bu suç yönünden mahkumiyet kararı verilmiş; herhangi bir başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanılması suçu yönünden ise, sanığın kendisini soruşturma ve kovuşturmadan kurtarma amacı bulunmadığından, eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu kabul edilerek ayrıca bu suç yönünden mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği gözetilerek; suça konu olup, aslı dosya içerisinde bulunan sahte nüfus cüzdanı üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede, nüfus cüzdanının genel görünümü ve kağıt kalitesinin orjinallerinden farklı olduğu, belgenin aldatıcı niteliğinin bulunmadığı anlaşılmakla yasal unsurları itibarıyla oluşmayan “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanığın beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykrı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Somut olayda, polis memurlarınca yol uygulamasında durdurulan sanığın … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ibraz etmesinden ibaret eylemde, sanığın herhangi bir tutanak düzenlenmeden önce gerçek kimliğinin anlaşılması ve tüm tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiğinin görülmesi karşısında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözletilmeden mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 Tarihli ve 2014/548 Esas, 2015/248 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.