YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14419
KARAR NO : 2023/1668
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1606 E., 2022/1857 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.03.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan red-kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/378 E., 2022/158 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Davalı … Başkanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kendisine yeniden yetim aylığı bağlanmasına ilişkin isteminin reddine dair verilen Kurum işleminin iptali ile 01.01.2017 tarihinden itibaren yeniden yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile bu tarihten itibaren ödenmesi gereken aylıkların yasal faiziyle birlikte davalı Kurum’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından tesis edilen işlemlerde yasa ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığını beyan ederek
davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı Kuruma başvurusu neticesinde davalı Kurumun vermiş olduğu 05.12.2017 tarih 60991618-HTİ-3/747837 sayılı kararının iptali ile davacının dava tarihi olan 06.03.2018 tarihinden itibaren yetim aylığına hak kazandığının tespitine, davacının hak kazandığı aylıkların dava tarihi olan 06.03.2018 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ile dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, yapılan adres araştırmaları, resmi kurumlardan gelen yazı cevapları göz önünde bulundurulduğunda davacının 2017 yılının ocak ayından itibaren …’da ikamet eden oğlu ile birlikte yaşadığının sabit olduğu, davalı Kurum tarafından uygulanan ilk aylık kesme işlemi dahi usul ve yasaya aykırı iken iş bu dava tarihinden davacının aylık kazandığının tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin, davalı Kurum lehine 5.100,00 TL AAÜT vekalet ücretine hükmedilmesinin ve de davacının mali durumu göz önünde bulundurularak vekalet ücretinin taksit halinde ödenmesine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu beyan edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili, istinaf dilekçesi ile Yerel Mahkeme tarafından kurum kayıtları ve resmi tutanaklardaki ifadeler ile çelişmesine rağmen bir kısım tanık beyanlarına itibar edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kısmen kabulüne karar verildiği beyan edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya kapsamında dinlenen davacı tanıkları ile komşu kamu tanık beyanları birlikte ele alındığında davacının … ilinde oğlu ile birlikte yaşadığı, söz konusu adreste davacının eski eşinin hiç bulunmadığı, hastane kayıtları, seçim kayıtları ve abonelik kayıtlarının da davacı beyanını desteklediği, kamu tanığı …, 18.12.2018 tarihli beyanında davacının 1,5 yıldır …’da ikamet ettiğini beyan ettiği, kamu tanığı …’in 09.04.2019 tarihli beyanında davacının 2 yıldan beri … adresinde ikamet ettiğini beyan ettiği, bu hali ile davacının kuruma başvuru tarihi itibari ile eski eşi ile birlikte yaşamasının söz konusu olmadığı, davacının kuruma başvuru tarihi sonrası ay başı olan 01.12.2017 tarihinden itibaren yetim aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren talebin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu kanaatine varılmıştır. Yine Dairemizce 5510 sayılı Kanun’un 42 inci maddesi değerlendirilmiş ve davacının Kuruma başvuru tarihi olan 22.11.2017 tarihinden itibaren 3 ay (22.02.2018) faizsiz, sonrası için faizi ile hüküm kurulmuştur.
Davacı taraf aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Dava dilekçesinde kuruma başvuru ile ilgili farklı tarihler olduğu anlaşılmakla birlikte tarihin sehven kurum yazısında yazıldığı hukuki deliller kısmında da açıkça belirtilerek davacının 01.01.2017 tarihinden itibaren gelir bağlanması talebinde bulunması karşısında, davacının talebi kısmen kabul edildiğinden Dairemizce de davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Davacı taraf vekalet ücretinin adli yardımdan yararlanması nedeni ile taksitler halinde ödenmesi talebinde bulunmuş ise de, yargılamanın süresi, günümüz ekonomik koşullarına göre vekalet ücretinin miktarı ile dosya kapsamındaki diğer belgeler dikkate alındığında vekalet ücretinin taksitlendirilmesi Dairemizce uygun görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, yerinde görülmeyen davalı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 2 numaralı alt bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında oy birliği ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” denilmek suretiyle;
“I-Davalı … Başkanlığının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine,
1-Davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
II-Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
III-Davanın kısmen kabulü ile,
1-Davacının, davalı kuruma başvurusu neticesinde davalı kurumun vermiş olduğu 05.12.2017 tarih 60991618-HTİ-3/747837 sayılı işlemin iptali ile, davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2017 tarihi ile 22.02.2018 tarihine kadar olan aylıklarının 22.02.2018 tarihinden, 22.02.2018 tarihinden sonra tahakkuk edecek aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile talepleri gibi 01.01.2017 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken, tahsis talep tarihi olarak kabul edilen 21.11.2017 tarihini izleyen Aralık ayından itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; tahsis talep tarihini takip eden aydan itibaren işleyecek aylıklara, doğduğu aydan itibaren faiz işlemesi gerekirken, 5510 sayılı Kanun’un 42 inci maddesi uyarınca 3 aylık sürenin sürenin sonunda faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, adli yardım müessesinden yararlanan davacı hakkında kabul red oranına yargılama giderinden sorumluluğuna gidilmesinin, davalı Kurum lehine 9.200,00 TL AAÜT vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, vekalet ücretinin taksitlendirilmesine karar verilmemesinin hatalı olduğu beyan edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazlar tekrar edilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kendisine yeniden yetim aylığı bağlanmasına ilişkin isteminin reddine dair verilen Kurum işleminin iptali ile 01.01.2017 tarihinden itibaren yeniden yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile bu tarihten itibaren ödenmesi gereken aylıkların yasal faiziyle birlikte davalı Kurum’dan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un 56 ve 59 uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…