YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29842
KARAR NO : 2023/15435
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli, 2013/193 Esas, 2013/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca üç kez 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3 .Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 187 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmıştır.
II. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kardeşleri ve annesi olan mağdurlar ile aralarında çıkan tartışma sırasında mağdurlara vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı, öldüreceğini ve sinkaf edeceğini söyleyerek tehdit ve hakaret ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece, sanığın savunması, mağdurların samimi beyanları, adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın atılı hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediği kabul olunmuştur.
III. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanabilmesi için usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir kararın bulunmasının gerektiği, … Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli, 2013/193 Esas, 2013/317 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın sanığın duruşmada bildirdiği son adresine, öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliği, mümkün olmaması durumunda ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adrsine tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS adresine anılan Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması koşulları bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin sanığın sorgusunun olduğu,
2. Sanığın yargılama konusu hakaret ve tehdit eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin (c) bendi ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.09.2013 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.