Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/3552 E. 2008/6134 K. 26.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3552
KARAR NO : 2008/6134
KARAR TARİHİ : 26.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliği göz önünde tutularak bilirkişi kurulu oluşturulup yerinde inceleme yaptırılmış ve düzenlenen raporda incelenen arsa satışlarının emsal alınacak nitelikte olmadığı görüşüne yer verilerek, kamulaştırma bedeli -emsal satışlar yerine, kooperatif amaçlı olarak kooperatif üyelerinden alınan arsa katkı paylarına göre- denetime elverişli olmayan ve yasada öngörülen yönteme uygun düşmeyen genel değerlendirmelerle tespit edilmiş bulunduğundan, bu rapora itibarla hüküm kurulması doğru değildir.
Şöyle ki;
Bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazların yerinde inceleme yapılarak, 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kamulaştırma (değerlendirme) tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal arsa satışlarını esas alarak dava konusu taşınmaz malın satış değerini ve bu değeri etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurları gözeten gerekçeli bir değerlendirmeye dayalı olarak taşınmaz malın değerinin tespiti gerekir. Satışı emsal olarak alınacak olan taşınmazın dava konusu taşınmazla aynı mevkii ve konumda ve aynı yüzölçümde olması, birbirine komşu ya da yakın mesafede bulunması, kamulaştırma (değerlendirme) gününe yakın tarihlerde satılmış olması zorunlu değildir. Buna göre dava konusu taşınmaza emsal alınabilecek nitelik ve özellikleri taşıyan emsal arsa satışlarının belirlenip bilirkişi kurullarınca bu emsal satışların esas alınması suretiyle yapılacak karşılaştırma ve değerlendirme sonunda dava konusu taşınmazın değeri tespit edilmelidir. Dava konusu taşınmazın yer aldığı kentte emsal olabilecek özel amacı olmayan arsa satışlarının bulunmadığı da düşünülemez. Kaldı ki, böyle bir olasılık söz konusu olsa bile
./..
2008/3552-6134 -2-

komşu il ve ilçelerde -kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan- arsa satışları da emsal alınabilir. Emsalin satış fiyatına TÜİK. toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir. Mahkemece tarafların bildireceği ve/veya resen belirlenecek emsal kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten sonra bilirkişi kurullarından yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek raporlar alınmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzenleme ortaklık payını karşılayacak oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda eksikler tamamlanarak bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2- Kamulaştırma Yasasının 12. maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz malda artan kısım yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise kamulaştırılma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin en geç 30 gün içinde yazılı başvurusu ile bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur. Somut olayda dava konusu 24 parsel sayılı taşınmazın 2518,13 m2’si kamulaştırılmış geriye 492,96 m2’lik bir kısım kalmıştır. Kamulaştırma dışında kalan bölümün yararlanmaya elverişli bir durumda olmadığı, bu nedenle buranın da kamulaştırılması gerektiği ileri sürülerek belirtilen yasa maddesinde öngörülen süre içerisinde bir başvuru bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş kamulaştırmadan arta kalan kısmın değerinde bu kamulaştırma nedeniyle bir eksilmenin olup olmadığını bilirkişi kuruluna tespit ettirmek, varsa eksilen bu değeri kamulaştırma bedeline eklemektir. Kural böyle olmakla birlikte bilirkişi raporunda kamulaştırmadan arta kalan kısmın belediyece yola terk edildiği hususu da göz önünde tutularak buranın değerlendirme dışı bırakılması gerekirken taşınmazın tümü kamulaştırılmış gibi tamamının bedelininin tespiti ile bu bedelin hak sahiplerine ödenmesine ve taşınmazın tamamının davacı idare adına tesciline karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.