YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19806
KARAR NO : 2023/830
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/214 E., 2015/119 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık …’ın yokluğunda verilip 07.07.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde bizzat kendisine tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2015 tarihinde temyiz isteğinin reddine dair ek karar verildiği, bu kararın 09.02.2016 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa tebliğ edildiği, ek karara karşı sanığın bir temyiz talebinin olmadığı, ancak 11.12.2015 ve 23.12.2015 tarihli dilekçelerinde “temyiz hakkının verilmesini” istediği 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 311 inci maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde, inceleme merciin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, Mahkemenin 14.12.2015 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 07.07.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 11.12.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından ve eski hale getirme isteminde ileri sürülen nedenler yerinde görülmediğinden; sanık … hakkında temyiz ve eski hale getirme isteminin aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği ve temyiz talebinin incelenemeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/214 Esas, 2015/119 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında,
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ve 24.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin temyiz isteği, kendisinin diğer sanığın yanında çalıştığı, yevmiyeci olarak şikayetçinin yanına diğer sanığın kendisini götürdüğünü, suçlamaları kabul etmediği ve beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmiş olması nedeniyle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, şikayetçiden 29 adet küçükbaş hayvan aldıkları ve karşılığında sahte çek vererek üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Dosya arasında bulunan uzmanlık raporu ile çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Yine dosya arasında bulunan uzmanlık raporuna göre çekin ön yüzündeki yazı ve imzaların, sanık … elinden çıkmadığı kanaati bildirilmiştir.
4. Mahkemece çek aslı duruşmaya getirtilerek yapılan gözlemde, çekin tüm yasal unsurları taşıdığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
5. Şikayetçi ifadelerinde, … ve kendisini Talip olarak tanıtan iki kişinin yanına geldiğini, bu kişilerle pazarlık yaptığını ve karşılığında çek verdiklerini, fotoğrafları gösterilen sanıkların kendisinin yanına gelen kişiler olduğunu açık olarak teşhis ettiğini beyan etmiştir.
6. Tanık olarak beyanı alınan ve şikayetçinin sattığı koyunları sanıkların isteği ile taşıma işini üstlenen H. A. beyanlarında, şikayetçinin kendisini aradığını, hayvanlarını sattığını söylediğini ve hayvanların taşınması için kendisini çağırdığını, kendisinin de Antalya Havalimanı tarafındaki bir adrese hayvanları indirdiğini, sanıkları tanımadığını söylemiştir.
7. Tanık olarak beyanı alınan H. G. sanık Abdulmuttalip Yelderesi’nin çocukluk arkadaşı olduğunu, diğer sanık … ile birlikte evine geldiklerini, hayvan almak istediklerini söylediklerini, kendisinin arkadaşı aracılığı ile şikayetçinin numarasını bulup sanık Abdulmuttalip Yelderesi’ne verdiğini beyan etmiştir.
8. Sanık …, çekle bir ilgisinin olmadığını, hayvan alıp karşılığında çek vermediğini, ancak gezme amaçlı diğer sanıkla Örenşehir köyüne gittiklerini, burada diğer sanığın araçtan indiğini ancak ne yapığını görmediğini savunmuş, sanık Abdulmuttalip Yelderesi ise, diğer sanığın yanında yevmiyeci olarak çalıştığını, onun şikayetçiden satın aldığı hayvanları yüklemek için köye gittiğini, çekin diğer sanık tarafından şikayetçiye verildiğini, kendisinin çalışan olduğu için sadece yükleme işi yaptığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
9. Mahkemece, şikayetçi anlatımları, tanık beyanları, uzmanlık raporu doğrultusunda sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde atılı suçları işlediklerinin sabit olduğu gerekçesi ile haklarında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık …’ın yokluğunda verilip 07.07.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde bizzat kendisine tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2015 tarihinde temyiz isteğinin reddine dair ek karar verildiği, bu kararın 09.02.2016 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa tebliğ edildiği, ek karara karşı sanığın bir temyiz talebinin olmadığı, ancak 11.12.2015 ve 23.12.2015 tarihli dilekçelerinde “temyiz hakkının verilmesini” istediği 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 311 inci maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde, inceleme merciin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, Mahkemenin 14.12.2015 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 07.07.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 11.12.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından ve eski hale getirme isteminde ileri sürülen nedenler yerinde görülmediğinden; sanık … hakkında temyiz ve eski hale getirme isteminin aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 1225 gün adli para cezası ceza tayin edilip, aynı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den 24.500,00 TL’ye çevrilmesi gerekirken, önce 500 gün adli para cezası olarak belirlenip sonra 24.500.00 TL adli para cezasına çıkartılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık …’ın temyiz ve eski hale getirme isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/214 Esas, 2015/119 Karar sayılı kararında eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.