YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8511
KARAR NO : 2023/510
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/14 E., 2015/175 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.)
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbar üzerine yapılan yargılamada sanık hakkındaki hüküm açıklanmış ise de; dosya kapsamı ve UYAP kayıtlarına göre, ihbar üzerine yapılan yargılamada duruşma tarihi ve saati usulüne uygun şekilde kendisine bildirilmeyen sanığın, hüküm tarihinde davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu ve duruşmayı kendiliğinden takip etme olanağı bulunmadığı gözetilerek, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli ve 2013/830 Esas, 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara atıfta bulunmak suretiyle gerekçeden yoksun mahkûmiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/175 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.