Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/1070 E. 2006/6576 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1070
KARAR NO : 2006/6576
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 14.03.2005
Nosu : 1782-346

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İflas İdaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı olarak alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi temsilcisi duruşma sırasında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki ticari ilişki sonunda davacının davalıdan faturaya dayalı olarak alacaklı olduğu ve davalının takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı iflas idaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirketin 11.09.2001 tarihinde iflasına karar verilmiştir. İİK.nun 191. maddesi uyarınca borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Bu nedenle kural olarak iflasın açılmasından sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydının yapılması için talepte bulunması, bu talebin iflas idaresince kabul edilmemesi halinde İİK.nun 235/2. maddesinde öngörülen şekilde kayıt kabul davası açması gerekmektedir.
Davacı vekili iflasın açılmasından önce 19.03.2001 tarihinde ilamsız takibe geçmiş, itiraz üzerine ise iflas tarihinden sonra 18.09.2001 tarihinde itirazın iptali davasını açmıştır. İflasın açılmasından sonra, açılan itirazın iptali davasının iflas idaresine karşı açılan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası olarak görülmesi Anayasanın 141/son maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesine uygun düşer.
Bu durumda mahkemece davacının iflas tarihi itibari ile davalılardan olan alacağının saptanıp, bu miktarın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı İflas idaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.