Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7834 E. 2007/2699 K. 19.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7834
KARAR NO : 2007/2699
KARAR TARİHİ : 19.03.2007

Davacı-davalı … İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti. vek. Av. … ile davalı- davacı … Mühendislik Elektrik Taah. Turizm. Taş. Tic. San. Ltd. Şti. vek. Av. … arasında görülen dava hakkında Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 18.04.2005 gün ve 1229-234 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 05.05.2006 gün ve 8283-5017 sayılı ilamına karşı davalı- davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Taraflar arasında 25 faturaya dayalı olarak iade edilen malların bedeli düşüldükten sonra toplam 597.579.815.542 TL tutarında alışveriş olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bilirkişi incelemesine göre, davalı defterlerinde 606.930.645.279 TL ödeme kaydı mevcut olup, 21.07.2004 tarihli raporda 30.11.2001 tarihinde yapılan ödemenin belgeleri sunulmadığından kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Davalı yan rapora itiraz ederek 30.11.2001 tarihli ödemenin, karşılıksız çıkan 125.000 USA dolarlık çekin iade alınması ve yerine 30.11.2001 tarihli 95.000 USD’ lik çek ve 36.000 YTL alacak temliki şeklinde olduğunu belirtmiştir.
İtiraz üzerine alınan raporda bilirkişiler bu kez davalının beyan ettiği ödemelerin 30.10.2001 tarihli çekin karşılığı olduğunu beyan ederek rapor düzenlemişlerdir.
Somut olayda 30.10.2001 tarihli çekin davacıya teslim makbuzu ile verildiği ve davacının da bu ödemeyi 28.06.2004 tarihli dilekçesi ile ” suretleri ibraz edilen üç adet tahsilat makbuzu doğrudur.” diyerek kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalının itirazında bildirdiği ödemelerin 30.10.2001 tarihli 125.00 USD’ lik çeke yönelik olduğunun kabulü mümkün değildir.
Öte yandan 30.11.2001 tarihli 95.000 USD’ lik çek ile 36.000 YTL’ lik temlik edilen alacağın da davacı yanca tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının itirazları gözetilerek yeni bir bilirkişi kurulundan tüm ödemelerin dosya içindeki diğer delillerle birlikte incelenerek değerlendirilmesi yönünden rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir.
Yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizin 05.05.2006 tarih, 8283-5017 sayılı ilamı ile onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 05.05.2006 tarih, 8283-5017 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile red karar harcının istek halinde iadesine, 19.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.