YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6623
KARAR NO : 2007/2698
KARAR TARİHİ : 19.03.2007
Davacı-davalı … vek.Av. … ile davalı-davacı … Ul .Dağ. Hizm. Taah. Tic. A.Ş. vek.Av. … arasında görülen dava hakkında Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 9.12.2004 gün ve 260-559 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 17.4.2006 gün ve 7821-4102 sayılı ilamına karşı davalı-davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Taraflar arasında 28.11.2000 tarih 4047 sayılı sözleşme ile Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali İşletmesinin kiralanması kararlaştırılmıştır.
Kira sözleşmesinin 10. maddesi ” Tesise ilave niteliğinde olmayacak olağan kullanımdan meydana gelecek tamirat, onarım ve benzeri işler hariç günün şartlarına göre kamu hizmetlerinin ve veriminin arttırılması için zaruret bulunan diğer işler Belediye tarafından yapılır. Kiracının ihtarına rağmen 2 aylık süre içerisinde belediye bu işlerin yapımına başlamadığı takdirde kiracı tarafından yapılır. Fen işleri başkanlığında oluşturulacak bir komisyon ile tesbit olunan miktar kiracıdan mahsup edilir.” hükmünü içermektedir.
Davalı-karşı davacı Buğsaş , işletmekte oldukları tesise, 10 md çerçevesinde belediye tarafından yapılması gerekli işleri kendilerinin yaptıklarını, bu nedenle alacaklı olduklarını beyan etmiştir.
25.10.2001 tarihli yazı ile de, belediyeden yapılan işlerin tesbiti ve kiradan mahsubu için komisyon oluşturulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Belediye bu talebi red etmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, davalı-karşı davacı Buğsaş tarafından yapılan işlerden hangilerinin kiradan mahsubu gerektiği ve bu işlerin yapılması için gerekli olan harcama miktarı yerinde incelenerek konularında uzman bilirkişiler aracılığı ile tesbit olunup hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen ve Yargıtay denetimine de elverişli olmayan bilirlirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir.
Yerel Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizin 17.4.2006 gün ve 7821-4102 sayılı ilamında yazılı gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından davalı-karşı davacı Buğsaş vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 17.4.2006 7821-4102 sayılı Bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.3.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizleri üzerine Dairemizin 17.4.2006 günlü kararı ile;
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 10.maddesi “tesise ilave niteliğinde olmayacak, olağan kullanımdan meydana gelecek tamirat, onarım ve benzeri işler hariç, günün şartlarına göre kamu hizmetlerinin ve veriminin artırılması için zaruret bulunan işler Belediye tarafından yapılır. Kiracının ihtarına rağmen iki aylık süre içinde Belediye bu işlerin yapımına başlamadığı takdirde kiracı tarafından yapılır. Fen İşleri Daire Başkanlığında oluşturulacak bir komisyon ile tespit olunacak miktar kiradan mahsup edilir.” hükmünü içermektedir.
Anılan hüküm gereği davalı birleşen davacının tesise yaptığı harcamaların kira .bedelinden mahsup edilmesi için öncelikle 10.maddedeki prosedürü uygulaması gerekir. Ne varki, 10.maddedeki prosedürün takip edilerek ve harcamalara ilişkin olarak davalı birleşen davacının muaccel bir alacağı bulunduğuna dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece muaccel hale gelmemiş olan bir alacağın kira borcuna mahsubu düşünülemeyeceği ve prosedür uygulanmadan alacak talep edilemeyeceği gözetilmeden eksik inceleme ve yanlar arasındaki sözleşme aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. gerekçeleri ile bozulmuştur.
Bu ilamda açık bir şekilde belirtildiği üzere davacı alacağının sözleşme hükümleri de gözetildiğinde temyiz incelemesi yapıldığı sırada dosyada muaccel olduğuna dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu yönde davacı vekilince karar düzeltme dilekçesi ekinde bazı belgeler ibraz edilmiş isede bunlar bilirkişilerce ve mahkemece değerlendirilmemiştir.
O halde muaccel hale gelmemiş olan bir alacağın kira borcuna mahsubu mümkün olamıyacağından ve bozmadan sonra bu yönün mahkemece değerlendirilip bir karar verileceğinden sayın çoğunluğun 17.4.2006 tarihli bozma kararımızın aksine davacı alacağının muaccel bir alacakmış gibi kabul ederek davacı vekilinin karar düzeltme istemini kabul eden ve yerel mahkeme hükmünü değişik gerekçeyle bozan görüşlerine, karar düzeltme isteminin reddi görüşünde olduğumdan katılamıyorum.