YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17902
KARAR NO : 2023/2135
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, 5809 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat
A. İFTİRA SUÇUNDAN KURULAN HÜKÜM YÖNÜNDEN
Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli kararının, katılan … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında iftira suçundan kurulan hükmün mağdurunun mağdur sanık … olduğu belirlenmiş olduğundan bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan …’ın sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan …’ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. 5809 SAYILI KANUN’A AYKIRILIK SUÇUNDAN KURULAN HÜKÜM YÖNÜNDEN
Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun)
260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mağdur sanık … hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, sanık … hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli kararı ile mağdur sanık … hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, sanık … hakkında iftira suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz istemi, beraat kararlarının doğru olmadığına, hastalığı sebebiyle davanın kendisini etkilediğine ve kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, dava dosyası içerisinde adı yer alan M.K.’nın telefonunun çalınması üzerine soruşturmaya başlandığı, yapılan araştırmalar sonucunda söz konusu telefonun içerisinde katılan …’a ait olduğu ileri sürülen 0541 *** ** 54 numaralı hat ile sanık …’a ait olduğu ileri sürülen 0535 *** ** 32 numaralı hatların kullanıldığının belirlendiği, şahısların alınan ifadelerinde söz konusu hatları kendilerinin çıkartmadığı yönündeki beyanları nedeniyle hatların abonelik sözleşmeleri getirilerek yapılan incelemede her iki hattın da mağdur sanık …’a ait olan Cephane İletişim adlı iş yerinden çıkartıldığının belirlenmesi üzerine, katılana ait olduğu ileri sürülen hat üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda hattın katılan tarafından çıkartılmadığının anlaşılması nedeniyle mağdur sanık …’ın 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu, sanık …’ın ise söz konusu hattı kendisinin çıkarmadığını iddia etmesine rağmen yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda hattın şahıs tarafından çıkarıldığı belirlenmesi nedeniyle mağdur sanık …’a karşı iftira suçunu işlediği iddiasına yöneliktir.
2. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 01.07.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, …’a ait olduğu ileri sürülen 0541 *** ** 54 numaralı hatta ait abonelik sözleşmesi ile katılanın imzaları arasında yapılan inceleme sonucunda, abonelik sözleşmesi üzerindeki tanzim yazıları ve abone imzaları ile katılanın mukayese yazı ve imzalarının karşılaştırılmasında aynı elden çıktıklarını gösterir nitelik ve yeterlilikte ilgi ve irtibata rastlanılmadığının belirtildiği tespit edilmiştir.
3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 31.08.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, …’a ait olduğu ileri sürülen 0541 *** ** 54 numaralı hatta ait abonelik sözleşmesi ile mağdur sanık …’ın imzaları arasında yapılan inceleme sonucunda, abonelik sözleşmesi üzerindeki tanzim yazıları ve abone imzaları ile mağdur sanığın mukayese yazı ve imzalarının karşılaştırılmasında, mağdur sanığın elinden çıktığını gösterir nitelikte orta kaligrafik-karakteristik bulguların tespit edilemediğinin belirlendiği anlaşılmıştır.
4. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 03.07.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, sanık …’a ait olduğu ileri sürülen 0535 *** ** 32 numaralı hatta ait abonelik sözleşmesi ile sanık …’ın imzaları arasında yapılan inceleme sonucunda, abonelik sözleşmesi üzerinde atılı bulunan abone imzaları ile sanığın mukayese imzalarının karşılaştırılmasında, anılan imzaların sanığın eli mahsulü oldukları kanaatine varıldığının tespit edildiği belirlenmiştir.
5. Mağdur sanık … hakkında …’a karşı işlediği iddia olunan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek takipsizlik kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İFTİRA SUÇUNDAN KURULAN HÜKÜM YÖNÜNDEN
Sanık … hakkında iftira suçundan kurulan hükümde suçtan doğrudan zarar görenin mağdur sanık … olduğu belirlenmiş olduğundan bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan …’ın sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan …’ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmiştir.
B. 5809 SAYILI KANUN’A AYKIRILIK SUÇUNDAN KURULAN HÜKÜM YÖNÜNDEN
1. Katılan ifadesi, mağdur sanık … savunması, alınan uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, katılana ait olduğu iddia edilen 0541 *** ** 54 hattın mağdur sanık …’a ait olan Cephane İletişim adlı iş yerinden çıkarılarak abonelik sözleşmesi düzenlendiği belirlenmiş ise de alınan uzmanlık raporuna göre abonelik sözleşmesindeki imzaların mağdur sanık beyanını destekler biçimde mağdur sanığın elinden çıktığını gösterir yeterli kaligrafik bulgu tespit edilemediğinden mağdur sanık hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamış, katılanın beraat kararlarının doğru olmadığına, hastalığı sebebiyle davanın kendisini etkilediğine ve kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz istemi yerine görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. İFTİRA SUÇUNDAN KURULAN HÜKÜM YÖNÜNDEN
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli kararına yönelik katılanın temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği REDDİNE,
B. 5809 SAYILI KANUN’A AYKIRILIK SUÇUNDAN KURULAN HÜKÜM YÖNÜNDEN
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli kararına yönelik katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.