Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5672 E. 2023/2147 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5672
KARAR NO : 2023/2147
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106’ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53’üncü ve 58’inci maddeleri; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109’uncu maddesinin ikinci fıkrası, 53’üncü ve 58’inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109’uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53’üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Mağdurun rızasına aykırı eylemde bulunmadığına,
2. Mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine,
3. Hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine,
Vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in mağdur …’u zorla ve cebir kullanarak araca bindirdiği, aracı hareket ettirdiği, mağdurun araçtan inmesine izin vermediği ve araç içerisinde mağduru yaraladığı iddiasına ilişkindir.
2. Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23.01.2015 tarihli adli raporunda; mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine dair temyiz itirazı, sanığın cezalandırıldığı suçun şikayete bağlı bir suç olmaması sebebiyle yerinde görülmemiştir.
Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiği iddiasını içerir temyiz itirazı, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen alt sınırdan cezalandırılmış olması sebebiyle yerinde görülmemiştir.
Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasına dair temyiz itirazı, kabule göre sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışlarıyla pişmanlık göstermediği ve yeniden suç işlemekten kaçınacağına dair kanaat verici bir davranışta bulunmadığına ilişkin yeterli ve makul gerekçe ile yerel mahkemenin takdir yetkisini hukuka uygun şekilde kullanarak ilgili maddelerin uygulanmasına yer olmadığına karar verdiği anlaşıldığından yerinde görülmemiştir.
Sanığın mağduru araca aldıktan sonra yaraladığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin mağdurun şahsına zararının dokunmama koşulu gerçekleşmemiştir.
Mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, sanığın kısmi ikrarı, adli muayene raporu ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç

vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/202 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.