YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4972
KARAR NO : 2023/2150
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Sanıkların yokluklarında verilen Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli kararaında temyiz yoluna başvurulmadığı taktirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça belirtilmemesi karşısında temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, sanıklar, … ve … hakkında ise, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
2. Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri ile 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay, sanıklar … ve … hakkında ise, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri, aleyhe delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’nin aralarında boşanma davası devam eden eşi olan katılanı yolda yürüdüğü sırada kardeşleri olan sanıklar … ve … ile birlikte kollarından tutarak arabaya zorla bindirdikleri, katılanın babasının evinin bulunduğu … Köyü’ne götürerek sanık … Düşüncelinin katılanı darp ettiği, ihbar üzerine görevlilerce müştekinin alındığı iddiasına ilişkindir.
2. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.11.2014 tarihli adli muayene raporunda, burnunda kırık olan katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte hafif ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı belirtilmiş olup kasten yaralama suçundan sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
3. Görevlilerce düzenlenen 03.05.2014 tarihli tutanakta, özetle, bir bayanın eşi tarafından darp edildiği ihbarı üzerine olay yerine giden görevlilerce burnundan yaralandığı görülen ve ismini Yeter Düşünceli olarak beyan eden şahsın, eşi … ile kayınları … ve … tarafından zorla araca bindirilerek … Köyüne getirildiği ve eşi tarafından darp edildiğinin beyan edildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararları verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebeplerii ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.