YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4979
KARAR NO : 2023/2153
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri ile 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, temel ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri uyarınca 1 kat arttırım yapılırken 4 yıl 12 ay hapis cezası yerine 5 yıl 12 ay hapis cezası hükmedilerek hesap hatası yapılması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafii ile sanık …’un temyiz istekleri ise bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in müştekiye verdiği borç parayı alamaması üzerine sanık … ile birlikte müştekinin işyerine giderek müştekiyi bıçakla tehdit ettikleri, zorla araca bindirerek Dereli Köyü yakınlarına götürüp darp ettikten sonra serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 03.08.2012 tarihli müştekiye ait adli muayene raporunda, mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
3. Müşteki beyanlarında özetle, sanıktan 1000,00 TL borç para aldığını, 500,00 TL ve 1300,00 TL olarak ödemesine rağmen sanık …’in 2000,00 TL daha borcu olduğunu söylediğini, 1200,00 TL göndermesine rağmen 2000,00 TL borcu olduğunu söyleyerek paranın iade edildiğini, sanıkların işyerine gelerek kendisini darp ettiklerini, bıçakla tehdit edip Dereli Köyü yakınlarına götürdüklerini, orada da darp ettikten sonra evine bıraktıklarını ifade etmiştir.
4. Yeminli tanık olarak dinlenen H.K.A. özetle, müştekinin sanık …’e 1000,00 TL olan borcunu 1750,00 TL olarak ödediğini, 4-5 ay sonra müştekinin kendisini arayarak Dereli Köyü’ne çağırdığını, gittiğinde müştekinin yüzü gözü kan içinde, kıyafetlerinin çamur içinde olduğunu gördüğünü, sanık …’in kendisine müştekinin 1000,00 TL olan borcunu ödemediği için bu borcun 3500,00 TL olduğunu söylediğini, borcu kendisinin ödeyeceğini söyleyerek müştekiyi aracıyla evine bıraktığını, akabinde de 3500,00 TL yi sanık …’e ödediğini beyan etmiştir.
5. Sanık … savunmasında, müştekinin 2000,00 TL olan borcunu ödemediğini ancak suçlamayı kabul etmediğini, sanık … ise müştekiyle görüştüklerini ancak suçlamayı kabul etmediğini beyan etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname yönünden
Müştekinin, sanık …’den borç para aldığı, ancak sanık …’in vermiş olduğu tutardan daha fazlasını müştekiden talep ettiğinin müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Cumhuriyet savcısı ile sanık … müdafii ve sanık …’un temyiz sebepleri yönünden
1. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde silah zoruyla müştekiyi araca bindirip Akçeşme mevkiine götürüp darp ettikleri anlaşılan eylemlerinde atılı suçun sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru
biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ile sanık …’un yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında temel ceza temel ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri uyarınca 1 kat arttırım yapılırken 4 yıl 12 ay hapis cezası yerine 5 yıl 12 ay hapis cezası hükmedilerek hesap hatası yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı ise de, 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ikinci fıkrasında yer alan “5 yıl 12 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “4 yıl 12 ay”, hükmün üçüncü fıkrasındaki “5 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “4 yıl 2 ay” ibareleri eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.