YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1163
KARAR NO : 2023/1046
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yüklenici olan davacı ile davalı arsa sahipleri arasında adi yazılı şekilde arsa payı karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, geçersiz sözleşmeye dayanılarak davacı tarafından davalı …’a yapılan 100.000,00 USD kısmi ifanın haksız iktisap teşkil ettiğinden davacıya iadesi gerektiği halde davalılara çekilen ihtarname sonucunda herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ödeme emrine de haksız şekilde itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında 24.04.2017 tarihinde imzalanan protokol ile taraflarca … ili, … Mahallesi, 666 ada, 19-20 parsel adresindeki taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması hususunda prensip anlaşmasına varıldığını, … Yemek Üretim Tesisleri San.Tic.Ltd.Şti’ne ait olan … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 669 ada, 1 parsel numaralı tapu üzerine 1.795,395 TL bedelli ipotek konulduğunu, bu ipoteğin dava konusu taşınmaz ile bir alakasının bulunmadığını belirterek, davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının huzurdaki davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden, aksi takdirde esastan reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Yemek Üretim Tesisleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile arsa sahipleri arasında 24.04.2017 tarihinde imzalanan protokol ile taraflarca dava konusu taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması hususunda prensip anlaşmasına varıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden aksi takdirde esastan reddi, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme nedeni ile davalı …’a 100.000,00 ABD doları kapora verildiğinin ihtilafsız olduğu, taraflar arasında yapılan harici satış sözleşmesine konu taşınmazın tapulu bir taşınmaz olduğu, TMK’nın 706. maddesi, BK’nın 216. maddesi ve Tapu Kanununun 26. maddesi gereğince tapulu taşınmazın satışı resmi şekilde yapılmadığından taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu, ödenen pey akçesi veya cayma akçesinin de ceza şartı gibi borcu kuvvetlendirmeye yarayan fer’i bir şart olduğu, sözleşme geçerli olmazsa fer’i şartın da geçerli olmayacağı, takip tarihindeki kur itibari ile iade edilmesi gereken 100.000,00 doların karşılığı 360.000,00 TL bedelin iade edilmesi gerektiği, işlemiş faiz talep edilmiş ise de; takip talebine, tebliğe şerhli ihtarname eklenmediği gibi davacı tarafça sunulan deliller arasında ihtarname sureti varsa da tebliğ şerhli suretinin bulunmadığı, sözleşmenin ifa edilemeyeceği icra takibi ile belirlendiğinden temerrüt olgusunun takiple gerçekleşmiş olması sebebiyle işlemiş faiz taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalılar …, … ve … Yemek Üretim Tesisleri San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne, … 34.İcra Müdürlüğünün 2017/37311 esas sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptaline, takibin 360.000,00 TL üzerinden takipten itibaren yasal faiz yürütülerek devamına, icra inkar tazminatına yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme tarafından alacak likit ve belirli olmasına rağmen usul ve yasaya aykırı olarak icra inkar tazminatın reddine karar verildiğini, takip konusu alacağın davacı tarafından 100.000,00 USD’lik ifa tarihindeki kur üzerinden 210.000 TL’lik kısmının 25.04.2017 ödeme tarihli, 150.000 TL’lik kısmının 24.04.2017 tarihli Kuveyttürk … Şubesinden, … Finansbank A.Ş. hesabına yapılan havale ile banka kanalıyla ödendiği, alacağın likit ve belirli olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf adi yazılı ve geçersiz olan 24.04.2017 tarihli kat karşılığı inşaat protokolü kapsamında davalı …’a 100.000.USD karşılığı 360.000,00 TL bedeli banka aracılığıyla gönderdiğini, davalının, icra takibine konu edilen alacağın varlığını ve miktarını bilmesine rağmen icra takibine itiraz ettiğini, davalının icra dosyasına yaptığı itiraz ile icra takibinin durduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davalılar …, … ve … Yemek Üretim Tesisleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile, … 34. İcra Müdürlüğünün 2017/37311 esas sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptaline, takibin 360.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek devamına, dava konusu alacağın likid ve bilinebilir nitelikte olması, icra takibine itiraz sebebiyle icra takibinin durmasına sebebiyet verilmiş olmasından dolayı İİK’nın 67/2. maddesi gereğince, kabul edilen miktarın %20’sini oluşturan 72.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının noterde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmaktan imtina ettiğini, adi yazılı sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek hakkını kötüye kullandığını, bu davanın konusu olan takip dosyasının 06.02.2019 tarihinde haricen tahsil edilip infaz edilerek kapatıldığını, dosya borcunun ödenmesine müteakip taraflar arasındaki şifahi görüşmenin aksine kararın istinaf edildiğini, istinaf kararının isabetli olmadığını, alacağın likit olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi yazılı olarak düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri, İİK’nın 67. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı taraf adi yazılı ve geçersiz olan 24.04.2017 tarihli kat karşılığı inşaat protokolü kapsamında davalı …’a 100.000.USD karşılığı 360.000,00 TL bedeli banka aracılığıyla göndermiştir. Davalı, icra takibine konu edilen alacağın varlığını ve miktarını bilmesine rağmen icra takibine itiraz etmiştir. Davalının icra dosyasına yaptığı itiraz ile icra takibinin durduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.