Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/1588 E. 2006/7545 K. 11.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1588
KARAR NO : 2006/7545
KARAR TARİHİ : 11.07.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin teminatı için rehnedilen hisse senetlerinin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının aynı alacak için hem genel haciz yolu ile icra takibine hem de rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe giriştiğini, ihtarnamede belirtilen miktardan fazla talepte bulunulduğunu, faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen 04.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre davanın kısmen kabulüne, takibin 307,508,77 DM (157.226,73 Euro)asıl alacak olmak üzere 316,926,22 DM (162,041,80 Euro) üzerinden devamına, takipten itibaren asıl alacağa % 30 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi uygulanmasına 67,356,20 YTL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir.a)Zira; davalı vekili, müvekkilinin borcunun temettü kuponları ile davacıya ödediğini ve anılan kuponların 19.01.2001 tarihinde davacıya teslim edilerek borcun tamamen tapatıldığını savunmuş ise de, bu savunma üzerinde durulmamış ve değerlendirme yapılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
b)Davacı vekilinin temyizine gelince; davaya konu icra takibi rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip olduğundan bu takibe konu alacağın hesabında İİK’nun 45. maddesi hükmünün gözetilmesi gerekir. Buna göre, rehnedilen hisse senetlerinin toplam
değerini aşmayan alacağın bu takipte talep edilmesi mümkündür. Ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklı kalan alacağını iflas ya da haciz yolu ile talep edebilir. Oysa, bilirkişi raporunda davacı alacağı hesaplandıktan sonra dava dışı genel haciz yolu ile takibe konu edilen alacak miktarı hesaplanan miktardan düşülmek suretiyle sonuca gidilmiştir.Bu durum İİK’nun 45. maddesi hükmüne aykırılık oluşturur.
Hal böyle olunca, mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan iddia ve savunmalar çerçevesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine,( 2/a) bendinde belirtilen sebeplerle davalı yararına (2/b) bendindeki nedenlerle davacı yararına hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine 11,07,2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.