Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9734 E. 2023/2479 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9734
KARAR NO : 2023/2479
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret/Kısmen Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince itirazın kaldırılması talebinin reddine, koşullar oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalılar yararına tazminata yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; takip dayanağı belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarına havi adi bir borç senedi niteliğinde olduğunu belirterek, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlular cevap dilekçesinde; takibe dayanak belgenin adi senet niteliğinde olmasından dolayı adi kefaletin söz konusu olduğunu, dayanak belgede kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihi ve kefalet süresinin hiç belirtilmediğini, alacaklı tarafından geçersiz kefalet ilişkisine dayalı olarak, borcu olmadığı halde takip yapıldığından davanın esastan reddine, müvekkilleri lehine %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklının itirazın kaldırılması talebinde takip dayanağı belgenin İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden biri olması gerektiği, takip dayanağı belge incelendiğinde adi senet niteliğinde olduğu, davalı borçlular … ve Halit Altınsöz’ün adi kefil konumunda olduğu bu borçlular yönünden takip dayanağı belgenin İİK 68/1 kapsamında bir belge olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek alacaklının itirazın kaldırılması talebinin reddine, ödeme iddiası olmayıp bu yönde inceleme yapılmadığından koşullar oluşmadığından davalılar lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Borçlular istinaf başvurusunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte lehlerine yüzde yirmi tazminata hükmedilmemesinin ve cevap dilekçesinde talep ettikleri halde lehe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Alacaklı istinaf başvurusunda; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların kefil olduklarına dair herhangi bir açıklama içermeyen senet açısından İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinin hatalı olduğu, asıl borçlu hakkında girişilen ve devam eden takipte borcun ödenmediği, yapılan araştırmada da borca yetecek bir malvarlığına rastlanmadığı, bu haliyle kefil borçlular hakkında dava konusu takibin başlatılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, borçlunun müteselsil kefil olduğundan davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Adi yazılı belgeye istinaden takip yapıldığı, asıl borçlu hakkında yürütülen takip semeresiz kalmadan davalılar hakkında takip başlatıldığı, senedin ödeyecek kısmında sadece dava dışı borçlu …’ın isminin yazıldığı, davalıların isim ve imzasının ise senedin alt kısmında yazılı olduğu, davalı … ismi altındaki müşterek borçlu müteselsil kefil ibaresinin de adi kefalet olarak nitelendirilmesi gerektiği, ayrıca el yazısı ile kefalet miktarı ve tarihi yazılmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Davalılar vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise alacaklının itirazın kaldırılması istemi takip dayanağı belgenin niteliği ve kefalet şartları yönünden usulden reddedildiğinden, işin esasına girilmediğinden tazminat yönünden talebin reddi kararı doğru olmakla birlikte, davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi dosya kapsamına aykırı olup, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın HMK’nın 353/1-b(2) maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine, davalılar yararına tazminata yer olmadığına, vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Borçluların temyiz başvurusunda; kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir.

2.Alacaklının temyiz başvurusunda; keşideci … …aleyhine başlatılan takibin semeresiz kaldığı, malvarlığı araştırmasında da herhangi bir malvarlığı olmadığı tespit edildiği, kefillere başvuru yapılması şartları oluştuğundan davalı borçlular aleyhine başlatılan takip doğru olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık itirazın kaldırılması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’ nun 68/1 maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 585. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nIn 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.