Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3558 E. 2007/9052 K. 22.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3558
KARAR NO : 2007/9052
KARAR TARİHİ : 22.10.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali- alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av…. ile davalı-karşı davacı vek.Av…. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı …Ş arasında 26.10.2000 tarihli protokol imzalandığını ve protokole göre davalı şirkete ait mağazalarda yer alan alışveriş arabalarına reklam asma hakkının devir alındığını, davalının akdi … yanlı fesih ederek, arabalarda yer alan reklamları söktüğünü, haksız fesih nedeniyle uğranılan zarara karşılık fazlaya dair haklar saklı kalarak 30.000 USD’nin tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında talebini ıslah ederek 194.019 USD tahsilini istemiştir.
Davalı savunmasında, 26.10.2000 tarihli belgenin şirketi temsil ve ilzama yetkili çift imzayı taşımadığı için bağlayıcılığı bulunmadığını, diğer yandan davacının kira ücretini ödemediği için akdi ihlal ettiğini beyan ederek davanın reddini ve kira alacaklarının takas ve mahsubunu talep etmiştir.
Birleşen davada … A.Ş davalının araba kiralama ücretlerini ödemediğini, ödenmeyen kira bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 26.10.2000 tarihli sözleşmenin fiilen uygulanarak yürürlüğe girdiği bu nedenle imzaya ilişkin itirazın yerinde olmadığı, davalının sözleşmeyi haksız yere … yanlı olarak fesih ettiği, bu nedenle davacıya sözleşme gereği cezai şart ödemesi gerektiği ve birleşen davada kira alacağı bulunduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
../..
(2)
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı …Ş’nin akdi fesihte haksız olduğunun anlaşılmasına ve kira alacağının likit bulunduğunun kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-20.11.2006 tarihli yerel mahkeme kararının (A) bendinde asıl davanın 30.000 USD’ye dava tarihinden 164.019 USD’nın 23.3.2004 tarihinden faizi ile tahsiline, (B) bendinde ise birleşen davada, 56.610 YTL alacağa yapılan itirazın iptaline karar verildiği halde (C) bendinde alacakların takas mahsubu ile 177.629.26 YTL alacağın 12.2.2002 tarihinden işleyecek faizi ile … A.Ş’den tahsiline karar verilmiştir.
HUMK.nun 388/son maddesine göre, hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
HUMK.nun 389.maddesi” karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır”. hükmünü içermektedir.
Açıklanan yasa maddeleri uyarınca hükümde bulunması gereken hususlar açıkca belirtilmiştir. Verilen karar ile taraflara tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalı infaza elverişli olmalıdır. Mahkemenin tesis ettiği karar çelişik ve yanlış anlamlara imkan verecek durumdadır. Bu tarz hüküm kurulması usule aykırıdır.
Diğer yandan BK.nun 118.maddesi , iki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya yekdiğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borç muaccel ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Alacaklardan biri, münazaalı olsa bile takas dermeyan olunabilir.
Aynı yasanın 122.maddesi “Takas, ancak borçlunun takası dermeyan etmek kastını alacaklıya bildirmesiyle vaki olur. Bu takdirde iki borç takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borcun miktarı nispetinde sakıt olmuş addolunur” hükmüne haizdir.
Mahkemece anılan yasa maddeleri uyarınca takas mahsup işleminin yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli ile isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, birbirlerinden alınarak, yekdiğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi