Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/318 E. 2006/3173 K. 28.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/318
KARAR NO : 2006/3173
KARAR TARİHİ : 28.03.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan noter huzurunda 1975 model bir çekici satın aldığını, aracın gümrük girişinde usulsüzlük saptandığı gerekçesiyle trafiğe kaydının yapılmadığını ve müvekkilinin satın aldığı aracı çalıştıramaması nedeniyle zarara uğradığını ayrıca aracın uzun süre çalışmamasından dolayı çürümeye başladığını, bu sorunların çözümü için müvekkilinin defalarca şehirlerarası yolculuk yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek toplam 3.000.000.000.TL tazminatın satış tarihi olan 31.7.1996 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olayda müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece satılan malın ayıplı olduğu gerekçesiyle benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne 2.656.615.000.TL’nin 31.7.1996 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu bozulmuştur.
Dairemizin 21.6.2004 tarihli bozma kararında özetle; “Uyuşmazlığın ayıplı mal satışından kaynaklandığı belirtilerek mahkemece TTK.nun 25/3.maddesinde öngörülen süreler içinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği” hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra önceki kararda ısrar edilmesine biçiminde hüküm kurulmuş ise de, hükmün gerekçesinde Dairemiz bozma kararında değinilen hususlar tartışılmış olduğundan davalı vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kuruluna gönderilen dosyanın anılan Yüksek Kurulca yeni bir hüküm kurulduğu ve kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının özel dairece incelenmesi gerektiği gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
Davacı, noterde satın aldığı aracın trafiğe kaydının yapılmaması nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmektedir. Bu durumda uyuşmazlığın hukuki ayıplı mal satışına ilişkin kurullara göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu aracın Mersin 6.Noterliğinin 31.7.1996 tarih 32226 yevmiye numaralı kati satış sözleşmesi ile satıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK’nun 20/e maddesi uyarınca “tescilli araçları satan veya devir alanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili tescil kuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almak zorundadır” görüldüğü gibi trafiğe kayıt için noterlikçe satışın yapıldığı 31.7.1996 tarihinden itibaren 1 ay içerisinde trafiğe kayıt için başvurulması gerektiğinden davacının, aracın trafiğe kayıt edilmeme nedenini en geç bu sürenin sonunda öğrenmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna rağmen davacı aracı iade etmeyip elinde tutmuş ve daha sonra ceza mahkemesince yazılan olumlu yazı üzerine aracın davacı adına tescil edildiği görülmüştür. Öte yandan dava konusu aracın zaptedilmediği, davacının tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğu da dosya içeriği ile sabittir.
Esasen aracın bir süre trafiğe kaydının engellenmiş olmasında davalının kusurlu olduğu kanıtlanamadığı gibi ceza davasında davalının sanık durumunda olmadığı da anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece davacının TTK.nun 25/3.maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarında bulunmadığından B.K.nun198/2.maddesi uyarınca satılanı kabul etmiş sayılacağı gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.