YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6667
KARAR NO : 2023/1976
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin, Mahkemece yanıltıcı ifadede bulunulması nedeniyle, süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Her ne kadar Sanık …, yüzüne karşı 20.09.2022 tarihinde tefhim edilen hükme yönelik, müdafii aracılığıyla 24.10.2022 tarihinde süresinden sonra temyiz başvurusunda bulunmuş ise de; Mahkemece, temyiz süresinin ”Tefhim veya tebliğden” itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle, sürenin başlangıcı hususunda tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla, sanık … müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
2. Beyşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli kararı ile dosyanın, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca görevsizlikle, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli kararıyla,
a. Sanıklar İsa ve Mehmet hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye,
b. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye,
c. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2019/6325 Esas, 2022/11324 Karar sayılı kararı ile,
”…1) a- Oluşa uygun kabule göre, sanıklar İsa ve Mehmet’in mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmesine rağmen, sanıklar hakkında TCK’nın 109/3-a-b maddesi uyarınca, aynı Yasanın 109/2. maddesi gereği belirlenen temel cezada bir kat arttırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b- Tüm dosya kapsamına göre, katılan sanık … ile sanık … arasında yaşanan gayrıresmi ilişkinin ortaya çıkması üzerine, sanık …’nin eşi sanık … ve kardeşi sanık … tarafından suça konu eylemlerin gerçekleştirildiği anlaşılmakla, CGK’nın 06.02.2020 tarihli ve 2017/1-906 Esas 2020/64 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sadakat yükümlülüğünün sadece eşlere ait bulunması karşısında, sanık …’nin kardeşi olan sanık … yönünden TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık … hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c- Sanık …’nın aynı davada yargılandığı tehdit suçundan beraat, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı ve kasten yaralama ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise mahkumiyet kararları verilmiş olması karşısında, avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından,
sanık …’nın beraat aldığı tehdit suçu açısından katılan sanık … aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2) …Katılan sanık …’nün aşamalardaki ifadelerine, sanık savunmalarına, tanık anlatımlarına, HTS kayıtlarına, tutanak içeriklerine ve tüm dosya kapsamına göre, mağdur … ile sanık … arasında gayrıresmi ilişki bulunduğu, bu ilişkiden sanık …’nin eşi sanık …’nın ve kardeşi sanık …’in haberdar olduğu, olay günü sanık …’nin mağduru arayarak, eşinin işte olduğunu söyleyip, kendisi tarafından işletilen bakkal dükkanına davet ettiği, olay yerine gelen mağdurun sanığı tekrar arayarak geldiğini haber verdiği, sanığın mağduru içeri davet ettiği, mağdur bakkal dükkanından içeri girdiğinde ışıkların kapalı olduğunu ve sanık …’nin de ayakta bekler vaziyette durduğunu gördüğü, bu sırada içeride beklemekte olan sanıkların ellerindeki sopalarla mağduru darp etmeye başladıkları, arkasından ellerini ip ve kablolarla bağlamak suretiyle hürriyetinden yoksun kıldıkları anlaşılan olayda, sanık …’nin hileli hareketlerle mağdurun olay yerine gelmesini sağlayıp, diğer sanıklarla birlikte mağduru hürriyetinden yoksun kıldıkları gözetilerek, sanık hakkında TCK’nın 109/2, 109/3-a-b maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli kararıyla,
a. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye,
b. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 54 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye,
c. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, aynı maddenin birinci fıkrasının (son) bendi, 62 nci maddesi, 54 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altın fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye,
d. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz isteği,
1. Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediğine,
2. Mağdurun olay yerine, sanık tarafından çağrılmadığına,
3. Sanığın iştirak iradesiyle hareket ettiğine dair somut delil bulunmadığına,
4. Sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteği,
1. Sanığın aşamalarda istikrarlı şekilde savunmada bulunduğuna,
2. Sanığın, mağduru darp ettiğine dair delil bulunmadığına,
3. Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz isteği,
1. Alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine,
2. Haksız tahrik hükümleri uyarınca belirlenen indirim oranının üst hadden uygulanması gerektiğine,
3. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
D. Katılan … vekilinin temyiz isteği,
1. Sanıklar hakkında alt hadden ceza tayin edildiğine,
2. Lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine,
3. Olayın vahameti gözetilmeden, eşitlik ilkesine aykırı olarak ceza verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; katılan ile sanık … arasında yaşanan gayrıresmi ilişkinin, sanık …’nin eşi sanık … ve kardeşi sanık … tarafından öğrenilmesi üzerine, olay gecesi katılanın, sanık … tarafından hileyle olay yerine çağrılması, sanıklar İsa ve Mehmet tarafından alıkonulması, olay sırasında hayati tehlike geçirecek ve yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralanması, olaya vakıf olan komşuların polise haber vermesi ile katılanın kurtarılmasına ilişkindir.
2. Olay günü yapılan ihbara ilişkin ihbar kayıt defteri çıktısı dava dosyasında mevcuttur.
3. Kolluk tarafından düzenlenen 12.07.2012 tarihli olay, yakalama, üst arama, muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Beyşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Daire Başkanlığı tarafından 12.02.2012 tarihli olay yeri inceleme raporu düzenlenmiştir.
5. Mevlana Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 11.06.2013 tarihli raporda, katılanın eylem neticesinde hayati tehlike geçirdiği, yüzünde sabit iz meydana geldiği, mevcut yaralanmaların basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte olmadığı bildirilmiştir.
6. Olay öncesinde ve olay günü sanıklar ile katılan arasında gerçekleşen iletişim kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince yarı oranında arttırım yapıldığı sırada, hapis cezasının 1 yıl 15 ay yerine 2 yıl 3 ay, yine aynı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri uyarınca cezanın bir kat arttırılması sırasında, hapis cezasının 2 yıl 30 ay yerine 4 yıl 6 ay şeklinde hatalı belirlenmesi, sonuç cezaya etkili olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Katılan tarafından sanık …’ye yönelik haksız bir fiil meydana gelmemiş olması karşısında, sanık … müdafiinin, müvekkili hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz
itirazı yerinde görülmemiştir.
2. Sanık …’nin sadakat yükümlüğünün olay tarihi itibarıyla resmi nikahlı eşi olan sanık …’ya ait olduğu, sanık …’nin kardeşi olan sanık … yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulama koşullarının olayda gerçekleşmediği gözetildiğinde, sanık … müdafiinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir.
3. Sanık … ve diğer sanıkların mağdura yönelik alıkoyma eylemlerinde, birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği anlaşılmakla, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Mahkemece, tahrikin boyutu değerlendirilerek, haksız tahrik indirim oranının yazılı şekilde belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık … müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
5. Katılanın aşamalardaki beyanları, sanıkların savunmaları, adli muayene raporu, tutanaklar, iletişim kayıtları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanıklar müdafiilerinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır .
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli kararında, katılan vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından ileri sürülen temyiz itirazları ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, vaki temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.