YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2614
KARAR NO : 2023/2700
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret/Kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tahliye talebinin reddine, itirazın kaldırılması talebinin kabulü ile Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2017/9582 sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun sair istinaf itirazları yerinde değil ise de; icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, tahliye talebinin reddine, itirazın kaldırılması talebinin kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, yargılama giderinin kabul-ret oranına göre paylaştırılmasına, davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-alacaklı vekili dava dilekçesinde; davalının 22.12.2017 tarihinde ödeme emrine, kira akdini kabul etmek suretiyle kısmî itirazda bulunduğunu ve takibin bu kısım açısından durduğunu, itirazlarının tamamının haksız ve mesnetsiz olduğunu, icra takibine konu edilen kira dönemlerine ve hatta sonrasına ait kira bedellerine ilişkin kesin teminat tutarlarının ödemediğini, sonraki dönemlere ilişkin kira bedellerini ödemediğini belirterek itirazın kaldırılması ile dava konusu mecurlardan tahliyesine karar verilmesi ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-borçlu vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasına sundukları itirazları tekrarla, öncelikle davaya konu mecurun, daha önce Akdeniz Üniversitesi bünyesinde olduğunu, o üniversite tarafından ihale edildiğini, ilk ödemelerin o üniversiteye yapıldığını, müvekkilinin teminat benzeri bir çok ödemeyi o kuruma yaptığını, daha sonra mecurun bulunduğu yapının davacı kuruma tahsis edildiğini, itiraz etmedikleri meblağlar için gerekli ödemelerin davacının ve vekilinin banka hesaplarına yapıldığını, müvekkilinin tüm kira borcunun asıl miktarlarını ödediklerini beyanla davanın reddi ile davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin icra dosyasına sunmuş olduğu 22.12.2017 tarihli dilekçesi ile dayanak sözleşmelerden kaynaklanan ve ödeme emrinde tahsili talep edilen 10.01.2017 faiz başlangıç tarihli kira borcunun kabul edildiği ve söz konusu tutarların 15.01.2018 tarihinde ödendiği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları ile de icra masraflarının ödenmemesinin temerrüde esas teşkil etmeyeceğinin kabul edildiği ve takibe konu asıl kira alacağının 30 günlük yasal sürede ödenmesi karşısında davalının temerrüdünden sözedilemeyeceğinden davacı yanın tahliyeye ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, itirazın kaldırılması talebi yönünden yapılan incelemede ise takip dayanağı kira sözleşmelerinde “bir yıllık ihale bedeli üzerinden %6 oranında kesin teminat alınır ve her yıl yapılacak kira artış oranı üzerinden yine %6 oranında ek kesin teminat alınır..” kaydının bulunduğu, dolayısıyla davalının kesin teminat alacağına yönelik yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, borçlunun itiraz ettiği alacak kalemlerine yönelik bilirkişi vasıtasıyla yapılan hesaplamada, alacaklının borçludan tahsilini talep ettiği tutarlarda ve faizlerinde taraflar arasındaki sözleşmeye göre fazlalık bulunmadığı, icra dosyasında tahsili talep edilen ve sözleşmeden kaynaklanan alacakların ödendiğine ilişkin borçlu tarafından İİK’nın 269/c maddesinde belirtilen nitelikte delillerle ispat edemediğinden itirazın kaldırılması isteminin kabulüne, alacak yargılama sonucu belirlendiğinden, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı-alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, hiç bir haklı gerekçe olmadığı halde borca itiraz ederek müvekkili kurumun alacağına kavuşmasını engelleyen ve kamu zararı oluşmasına sebebiyet veren davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, yerel mahkemede verilen kararda itirazın kaldırılması taleplerinin kabul edildiği halde haklarında vekalet ücretine hükmedilmediğini, yine kararda davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, tüm mahkeme masrafının da müvekkilinin üzerinde bırakıldığını, yerel mahkemenin tahliye taleplerini reddettiğini, tahliye taleplerinin neden reddedildiğine dair hiçbir gerekçe sunulmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalı-borçlu vekili süre tutum dilekçesi olarak sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının birbiri ile çeliştiğini, tüm delillerin yasa karşısında takdirinin yerinde olmadığı nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 15.09.2020 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklının kısmi itiraza konu miktar yönünden davalıdan talep hakkı bulunduğu, davalı tarafın borcunu ödediğini yazılı belgelerle ispatlayamadığı, tahliyeye neden olabilecek kira alacaklarının davalı tarafça ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresi içerisinde ödendiği ve itiraza konu olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince tahliyenin reddine ve takibin devamına karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı alacaklının itirazın kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesi, icra inkar tazminatı talebi bulunması ve alacak miktarı likit olmasına karşın itiraza konu asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, aynı zamanda dava kısmen kabul kısmen reddolunduğu halde yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılmış olmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun sair istinaf itirazları yerinde değil ise de; icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, tahliye talebinin reddine, İtirazın kaldırılması talebinin kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, yargılama giderinin kabul-ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılmasına, davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin tahliye talebinin ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine yönelik kararının ve aleylerine vekalet ücretinin hükmedilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda tahliye talebinin reddine dair yeterli değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanunun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TBK’nın 315 ve 362. maddeleri, İİK’nun 68/son maddesi, 269. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.