Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14422 E. 2023/1456 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14422
KARAR NO : 2023/1456
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/470 E., 2018/181 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2013/598 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle iki katılana karşı ayrı ayrı sanıklar hakkında basit dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2013/598 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/13583 Esas, 2017/14790 Karar sayılı kararı ile sanıkların kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle haksız menfaat temin ettikleri dolandırıcılık eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek ve ayrıca 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının gözetilmesine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve 2017/575 Esas, 2017/617 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ara karar ile dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından dosyanın yeniden adı geçen Mahkemeye gönderildiği, mahkemenin 07.06.2018 tarihli, 2017/470 Esas ve 2018/181 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte ve sanıklar lehine olan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu tespit edilerek 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle sanıklar hakkında ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan;
a) Katılan …’ya karşı işlenen eylemden dolayı; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 11.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ancak kazanılmış hak gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
b) Katılan …’na karşı işlenen eylemden dolayı; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 17.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ancak kazanılmış hak gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyizi; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Meçhul bir kişinin 04.12.2012 tarihinde Osmaniye ili Kadirli ilçesinde mukim katılan …’ya cep telefonundan ulaşarak, Cumhuriyet Başsavcılığından aradığını, kimliğinin terör örgütü üyeleri tarafından kullanılarak örgüte para aktarıldığını, örgüt üyelerinin yakalanabilmesi için 20.000,00 TL para göndermesini söylediği, katılanın kardeşinden 10.000,00 TL para alarak meçhul kişinin yönlendirmesine uygun şekilde sanık …’ın Ulus Rüzgarlı PTT şubesindeki hesabına bu parayı yatırdığı, meçhul kişinin katılanı tekrar arayarak biraz daha para göndermesini istemesi üzerine katılanın arkadaşından borç olarak aldığı 3.500,00 TL parayı da sanık …’ın tanıdığı Harika Düz aracılığıyla …’e ait hesaba yolladığı anlaşılmıştır.
2. Aynı gün meçhul bir kişinin İstanbul ili Bakırköy ilçesinde yaşayan …’nu annesine ait sabit telefondan arayarak benzer şekilde kandırıp para göndermeye ikna ettiği, katılan …’nın da bankadan çektiği 21.400,00 TL parayı meçhul kişinin yönlendirmesine uygun olarak …’ın PTT hesabına havale ettiği anlaşılmıştır.
3. Yapılan araştırmalar, iletişimin tespiti ve kamera kayıtlarına göre sanık …’ın parayı çekerken yanında nişanlısı olan diğer sanık …’ın da bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Sanıkların savunmalarında açık adres ve kimlik bilgilerini bilmedikleri arkadaşları Semra’ya gelecek parayı Semra’nın ricasıyla çekerek bu kişiye verdiklerini belirttikleri anlaşılmıştır.
5. Sanıklardan Hasan’ın telefon kayıtları incelendiğinde üçüncü kişilere ait banka kartı temin etmeye çalıştığı ve bu yönde mesajlar attığı belirlenerek tutanağa geçirilmiştir.
6. Mahkemece sanıkların iştirak halinde hileli hareketlerle katılanları kandırıp menfaat temin ettikleri, uzlaşmanın sağlanamadığı, suç tarihi itibarıyla eylemlerinin basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği kabulüyle ayrı ayrı mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli, 2017/470 Esas, 2018/181 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.