YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5466
KARAR NO : 2006/8105
KARAR TARİHİ : 19.10.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, üzerinde yapı bulunan paylı taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı taşınmazın mümkünse aynen taksimi, değilse satılması suretiyle, davalı ise kat mülkiyetine çevrilmesi yolu ile ortaklığın giderilmesini istemişler; mahkemece imar durumu ve paydaşların taşınmazdaki payları dikkate alındığında ivaz ilavesi yapılsa bile aynen paylaştırmanın olanaklı bulunmadığını bildiren bilirkişi raporu esas alınarak taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında ortak maliklerden biri, paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin paydaşlara özgülenmesi yolu ile yapılmasını istediğinde hakim, yasal koşulları bulunduğu takdirde taşınmaz mülkiyetinin anılan Yasanın 12.maddesinde yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilerek bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar verir.
Somut olay; yukarıdaki yasa maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre 2 (iki) paydaşının olduğu anlaşılmaktadır. Yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde birbirinden bağımsız biri 3 katlı, diğeri 2 katlı bina bulunduğu açıklanmış, ancak binaların niteliği, kagir olup olmadığı belirtilmemiştir. Kat Mülkiyeti Yasasının 50/2 maddesine göre “Tümü kagir olmayan yapılarda kat mülkiyeti kurulamaz.” Dava konusu taşınmaz üzerindeki binalar kargir nitelikte ise her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşebileceği anlaşılmaktadır. Böyle bir taşınmazın mülkiyetinin, 12.maddede yazılı belgelerin eksiksiz tamamlanması durumunda kat mülkiyetine çevrilmesi olanaklıdır.
Taşınmazda kat mülkiyeti kurulması istendiğine göre mahkemece öncelikle yapıların kargir nitelikte olup olmadıkları, kaç bağımsız bölümden oluştuğu, yapıların fiili durumunun onaylı projelerine uygun olup olmadığı, projelerine uygun değilse, fiili durumlarına uygun projelerinin hazırlattırılıp onaylanmasının imar mevzuatı açısından olanaklı bulunup bulunmadığının ilgili Belediye Başkanlığından sorulup saptanması; olanaklı ise fiili duruma uygun değişiklik projesinin hazırlattırılıp belediyeye onaylattırılması ve ayrıca 12.maddede yazılı diğer belgelerin (yapı kullanma izin belgesi, fotoğraf, yönetim planı ve bağımsız bölüm listesi) tamamlattırılması için taraflara uygun belli bir süre tanınması sözü edilen hususların eksiksiz tamamlanması durumunda yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak her bir bağımsız bölümün yüzölçümü, katı, konumu, cephesi, cinsi vb. gibi özellikleri de gözetilerek değerlerinin ayrı ayrı belirlenmesinden sonra, taraflar arasında anlaşma olmaması durumunda kur’a yoluyla öncelikle her bir paydaşa birer bağımsız bölüm özgülenmesi, arta kalan bağımsız bölümlerin de paydaşların tapuda payları da gözetilerek ivaz ilavesi suretiyle paylaştırılmasının mümkün olup olmadığı, olanaklı ise kat mülkiyetine çevrilmesi gerektiği, bu yasal koşullar çerçevesinde araştırılıp değerlendirilmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu yerinde olmayan gerekçe ile satış yolu ile ortaklığın giderilmesine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.