Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4696 E. 2007/6685 K. 25.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4696
KARAR NO : 2007/6685
KARAR TARİHİ : 25.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait 17.04.2001 keşide tarihli 6.200.000.000 TL’ lik kayıp çeki bularak müvekkili aleyhine takip başlattığını, çekin kayıp olduğu hususunda TTK’ nun 711/3. maddesi uyarınca bildirimde bulunulduğunu, takibin iptali için Bağcılar İcra Tetkik Mercii’ nde açılan davada davalının çeki cirosuz şekilde… A.Ş.’ den … A.Ş. ‘ne verildiğini beyan ettiğini, bu beyanlardan davalının alacaklı olmadığının anlaşıldığını belirterek müvekkilinin takip konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin çekte cirosu olmayan, fakat çeki davacı taraftan almış bulunan… A.Ş.’ den müvekkilinin çalıştığı şirketin grup şirketi … … A.Ş.’ne 09.02.2001 tarihinde geçtiğini, bu hususta teslim bordrolarının mevcut olduğunu, davacı yanın kayıp çekle ilgili Cumhuriyet Savcılığı’ na yaptığı müracaatın takipsizlikle sonuçlandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporu ve İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına göre, çekin davacı tarafından keşide edilerek dava dışı… A.Ş.’ ne verildiği, daha sonra çekin müdahil … … A.Ş.’ ne geçtiği, her ne kadar çekteki ciro kopukluğundan söz edilmiş ise de, çekin hamiline düzenlendiği teslim ile cironun mümkün olduğu, çekin bordro defterlerinde kayıtlı olup, zayi edildiğine dair dosyaya yeterli deliller bildirilmediği, çekin kambiyo senedi vasfını yitirmediği gerekçeleriyle davanın reddine, davacının tek taraflı irade beyanı ile bankaya ödeme yasağı talebinde bulunduğu, bu yönde icra mahkemelerinde dava açarak kötüniyetli davrandığı gerekçeleriyle davalı lehine inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- İİK.’ nun 72/4. maddesi “ dava, alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez. ” hükmünü öngörmektedir.
Somut olayda, temyize konu iş bu dava sırasında ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de uygulanmamıştır. Bu durumda anılan Yasa hükmü karşısında davalı alacaklı yararına tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilmeden davacının tazminatla sorumlu tutulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.