Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/5594 E. 2006/11930 K. 11.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5594
KARAR NO : 2006/11930
KARAR TARİHİ : 11.12.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen ve davacının prim alacağı için verildiği iddia edilen 31.05.2003 tarihli 2.900.-Dolar bedelli çekin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı … Tekstil Ltd.Şti.nde çalıştığını, davacının 2001 yılı için prim alacağı olmadığını, çekin şirketin tasfiyesi sırasında doğabilecek 3. kişilerin alacaklarına karşılık verilmiş çek olduğunu, davacıya üç taksitte 21 Milyar prim ödediklerini, 2003 yılında şirketin zarar ettiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, TTK.nun 644. maddesine göre, açılmış davada davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra dosyasına itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmayacak şekilde reeskont faizi yürütülerek takibin devamına, davalının % 40 oranında (1.631.-YTL.) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş olur. Böyle bir belgeye dayanan taraf ile diğer taraf arasında temel ilişki bulunması halinde belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerekir. Bu halde, alacaklı alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. TTK.nun 644. maddesine dayanılması taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde olanaklıdır. Somut olayda, davacı temel ilişkiye dayanmış ve dava konusu çekin prim alacağına karşılık düzenlenip kendisine verildiğini iddia etmiş, ancak ispat külfetinin TTK.nun 644. maddesi uyarınca davalıya ait olduğunu bildirmiştir. HUMK.nun 76. maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirilmesi hakime ait bir görevdir. Bu durumda mahkemece ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilerek, davacıya alacağını kanıtlama olanağı tanınıp, deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.