YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2555
KARAR NO : 2006/8599
KARAR TARİHİ : 21.09.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının (1) yıl içinde müvekkilinden belli bir miktar mal almayı taahhüt ettiğini, buna karşılıkta müvekkili tarafından davalıya nakit para, makine parkı ve iskonto hizmetleri sunmayı taahhüt ettiğini ve nakit yardımının yapıldığını ancak davalının sözleşme şartlarına uymadığını, müvekkilinden çok az miktarda ürün aldığını, bu nedenle davalıya (2) defa ihtarname çekildiğini ancak sonuç alınamadığını belirterek sözleşmenin feshi ile cezai şart alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin imzalandığı tarihte müvekkilinin ekonomik olarak zor durumda ve davacıya borçlu halde olduğu için icra tehdidi altında sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı olduğunu sözleşmedeki cezai şartın iyiniyetle bağdaşmadığını ve indirime tabi tutulması gerektiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında 31.10.2003 tarihinde sözleşme imzalandığı, davalının sözleşme şartlarına aykırı olarak taahhüt ettiği miktarda mal alımında bulunmadığı, sözleşmede belirtilen cezai şartın miktarının tahakkuku halinde davalının ticari hayatının devamını zorlaştıracağı, bu nedenle BK.43 ve 44 maddeleri uyarınca cezai şartın tenkise tabi tutulması gerektiği nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kural olarak TTK’nun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu fahiş olduğu iddiası ile cezai şartın indirilmesini isteyemez. Ancak borçlunun cezai şartın kabul edildiği tarihteki ekonomik durumu, taahhüt olunan işin değeri ve sözleşme hükümleri de göz önünde bulundurularak uzman bilirkişiler aracılığı ile istenen cezai şartın borçlunun ekonomik yönden yıkımına sebebiyet verecek şekilde yüksek olduğunun ve bu halin ahlak ve adaba aykırı bulunduğunun tesbiti halinde Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereğince cezai şarttan uygun miktarda indirim yapılabilir. Ne varki hükme esas alınan bilirkişi raporu bu yönlerden yeterli kanaat oluşturacak açıklıkta değildir. Bu itibarla açıklanan ilkeler doğrultusunda yeniden araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 21.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.