Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32529 E. 2023/12598 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32529
KARAR NO : 2023/12598
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 129 uncu ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in temyiz istemi, kararın soyut beyanlara dayanılarak verildiği, lehine olan beyanlara değil aleyhine olan beyanlara itibar edildiği, lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
Sanık …’in temyiz istemi, şikâyetçi …’a herhangi bir tehdit eyleminin olmadığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı bu nedenle beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü kapalı cezaevinde hükümlü ve tutukluların aylık açık görüş yaptıkları, görüş bitiminde cezaevinde infaz koruma memuru olarak görev yapan şikâyetçilerin orada bulunan ziyaretçiler ile hükümlü ve tutuklulara ziyaret süresinin bittiğini söyledikleri, o esnada hükümlü sanık …’in eşi ile birlikte yakınlarının bulunduğu diğer bölüme geçmek istediği, geçmek istediği bölümde başka hükümlülerin de bulunduğu, şikâyetçi …’ın, sanığın eşinin geçmesine izin vermesine rağmen sanık …’in diğer bölüme geçmesine müsade etmediği, bunun üzerine sanık … ile şikâyetçinin tartıştıkları, tartışma sırasında sanığın şikâyetçiye hitaben “Senin benle ne şahsi sorunun var, her zaman böyle yapıyon, elini çek hele, sen kim oluyorsun lan, ben diğer tarafa geçer orda vedalaşırım, bana izin vermeyecek adamın a**ına koyarım.” dediği, olay sırasında orada bulunan ve tartışmayı gören sanık …’in abisi sanık …’in tartışmaya müdahil olup şikâyetçiye “Evinize sağ salim gitmek istiyorsanız bizim dediğimizi yapacaksınız yoksa ölürsünüz onun bir ayağı da dışarıda.” şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu, sanıkların atılı suçları işlediklerine ilişkin kaçamaklı savunmaları, şikâyetçilerin beyanları, bu beyanları doğrular nitelikteki güvenlik kamerası kayıtları, suç duyurusu evrakı, soruşturma sırasında cezaevi idaresinde düzenlenen tutanak içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık …’in Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulandığı, mükerrir olan sanığın adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle Mahkemece, “Sanığın sabıkalı geçmişi, daha önceden kasıtlı suçtan verilmiş tekerrüre esas mahkumiyetlerinin bulunması, suçtan dolayı pişmanlık göstermemesi, dosyaya yansıyan suç işleme eğilimi, kişilik özellikleri, sosyal ekonomik durumu ve yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması gözetilerek.” şeklinde gerekçeyle, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık …’in Suçun Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik Temyizde
Sanığın katılana söylediği kabul edilen sözlerin açıkça tehdit niteliğini taşıdığı ve suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Sanıklar Tarafından İleri Sürülen Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanıkların atılı suçları işlediklerine ilişkin kaçamaklı savunmaları, şikâyetçilerin beyanları, bu beyanları doğrular nitelikteki güvenlik kamerası kayıtları, suç duyurusu evrakı, soruşturma sırasında cezaevi idaresinde düzenlenen tutanak içerikleri karşısında, sanık …’in üzerine atılı hakaret, sanık …’in üzerine atılı tehdit suçlarını işledikleri sabit olmakla, haklarında mahkûmiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak,
a) Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden,
6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanık … hakkında tehdit suçundan uzlaşmanın sağlanamaması halinde ve diğer sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.