Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9976 E. 2007/3723 K. 12.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9976
KARAR NO : 2007/3723
KARAR TARİHİ : 12.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında 14.07.2003 tarihinde “Tüplü Gaz Bayiilik Sözleşmesi” akdedildiğini, davalının haksız ve tek yanlı olarak, sözleşmeye aykırı olarak davacıya ait tüm ürünlerini işyerinden kaldırıp, başka bir LPG dağıtım firmasının tabelasını asıp, bu firmanın ürünlerini satmaya başladığını, bu durumun 19.08.2004 tarihli tespit bilirkişisi raporuyla belirlendiğini, bu nedenle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiği ihtarının davalıya keşide edildiğini belirterek, sözleşmenin 21. maddesinde öngörülen 50.000.-USD. cezai şartın dava tarihindeki karşılığı olan 75.135.100.000.-TL.nin, uğranılan maddi zarar ve kâr mahrumiyet tutarından şimdilik 1.000.000.000.-TL.nin, uğranılan manevi zarar tutarı olan 10.000.000.000.-TL.nin fazlaya dair hak saklı kalmak koşulu ile tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, talep edilen cezai şart tutarının fahiş olduğu gibi, cezai şart kâr mahrumiyeti, manevi tazminat istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, sözleşme, tespit dosyası, davacı ihtarı, bilirkişiler raporları, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebi saklı kalmak koşulu ile 1.000.000.000.-TL. kâr yoksunluğu tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davalının ekonomik durumu dikkate alınarak 7.513.51.-YTL. cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kural olarak TTK.nun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez. Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının borçlunun iktisaden mahfına sebep olacak derecede yüksek olduğu hallerde cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay’ın oturmuş içtihatları gereğidir. Nitekim mahkemece bu gerekçelerle cezai şarttan indirim yapılmıştır. Ancak, toplanan deliller, sözleşme içeriği, borçlunun ekonomik durumu gözetildiğinde yapılan indirimin çok fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece somut olayın özelliği ve davalının ekonomik durumu gözetilerek daha makul düzeyde indirim yapılması gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsizdir. Ayrıca, sözleşmenin 25. maddesinde “Bu sözleşmenin feshine bayiinin sebebiyet vermesi halinde, bayii tarafından şirkete “bir yıllık kâr mahrumiyeti”nin (son bir sene içinde bayiinin şirketten satın almış olduğu LPG’den, şirketin sağladığı kâr) ödeneceğini, bayiinin bu ödemeyi peşinen kabul ettiğini, bu şekilde tespit edilen kâr mahrumiyetinin bir yıllık olduğunu, tüm kâr mahrumiyetinin ise, bu şekilde tespit edilen yıllık kâr mahrumiyetinin, sözleşmenin bakiye kalan süresi ile çarpılarak bulunacağını taraflar kabul etmiştir” şeklinde kâr mahrumiyetinin hesaplanma biçimi açıklanmıştır. Mahkemece, anılan sözleşme hükmünü gözetmeden kâr mahrumiyeti hesabı yapan bilirkişilerce düzenlenen raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.