YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2902
KARAR NO : 2007/9384
KARAR TARİHİ : 01.11.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine kredi sözleşmelerine dayalı olarak takibe geçtiği, takip dayanağı sözleşmelerde borçlunun davadışı … Ticaret olduğu ve müvekkilinin bu şirketten ayrıldığını ve sözleşmelerin, müvekkilinin adı geçen şirketten ayrıldıktan sonraki dönemde imzalandığını, müvekkilinin imzası bulunan sözleşmeye ilişkin borcun ise davalı bankaya ödendiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile davadışı şirket arasında muhtelif tarihlerde kredi sözleşmeleri imzalandığı, davacının bazı sözleşmeleri şirket yetkili ve ortağı sıfatı ile bazı sözleşmeleri ise kefil sıfatı ile imzaladığını, müvekkilinin kredi sözleşmeleri nedeni ile davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının takip ve dava konusu kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandığı ve teminat mektubu aldığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin imzası bulunan kredi sözleşmelerine ilişkin borcun ödendiğini iddia etmiştir. Bu durum kredinin kullanıldığına karine teşkil eder. Hal böyle olunca mahkemece, karinenin aksinin ispatı yönünden taraf defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak dava konusu kredilerin kullanılıp kullanılmadığı, eğer kullanılmış ise ödenip ödenmediğinin belirlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.