Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25861 E. 2023/572 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25861
KARAR NO : 2023/572
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/295 E., 2020/118 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2012/396 Esas, 2014/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2012/396 Esas, 2014/57 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli ve 2017/12727 Esas, 2017/15247 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2018/295 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2020 tarihli ve 15-2020/35686 Tebliğname No’lu düzeltilerek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ile dosya temyiz incelemesi için Dairemize tevdi edilmiştir.

II. GEREKÇE
1. Uzlaşma kurumuna ilişkin olarak, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır, uzlaştırmacı uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılır” ve anılan Kanun’un 253 üncü maddesinin beşinci fıkrasında, “Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.” ile Ceza Muhakemesinde uzlaştırma Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin onuncu fıkrasında, “Şüpheli, sanık, mağdur ya da suçtan zarar görene Cumhuriyet savcısının onayı ile görevlendirilen uzlaştırmacı uzlaşma teklifinde bulunur.”, anılan Yönetmeliğin 29 uncu maddesinde “(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. (2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir. ” şeklinde düzenlemelerin bulunduğu belirlenmiştir.
2. Yukarıdaki düzenlemeler doğrultusunda, somut olayda; başka suçlardan Maltepe 2 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık için vasi atama kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunması halinde vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden, uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan ceza infaz kurumunda bulunan sanık ile yapıldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte dosya kapsamına göre; katılan …’ın suç tarihinde suçtan zarar gören Sedir Mobilya San. Tic. A.Ş. isimli iş yerinin muhasebe bölümünde çalıştığı, yargılama sürecinde duruşmaya gelerek şirket adına şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu; Mahkemece hükme esas alınan 18.11.2019 tarihli uzlaştırma raporuna göre, uzlaştırma görüşmeleri için katılan ile irtibat kurulduğu, ancak katılanın suçtan zarar gören şirketten ayrıldığından bahisle görüşmelere iştirak etmediği ve bu sebeple uzlaşmanın sağlanamadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, suçtan zarar gören şirket yetkilisinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek, uzlaştırma görüşmelerinin bu kişiyle veya özel yetkisi bulunan vekili ile yapılması gerekirken, şirketin eski çalışanı olan … ile yapılması da usûlsüz olup, bu suretle düzenlenen uzlaştırma raporu hükme esas alınarak yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2018/295 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.