YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13749
KARAR NO : 2023/1715
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/73 E., 2018/103 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2013 tarihli ve 2012/537 Esas, 2013/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 21.09.2016 tarihli ve 2016/3183 Esas, 2016/8232 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen suçun kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/73 Esas, 2018/103 Karar sayılı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; beraat kararı verilmesi ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiği ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Binko Bina … Limited Şirketi isimli iş yerinin sahibi olan katılanın Kahramanmaraş ilinde bulunan Acar Boya isimli firmaya gönderilecek siparişler için 20.000,00 TL’lik boya malzemesi hazırladığı ve Hazar Nakliyat isimli firmayı arayarak Kahramanmaraş’a gidecek bir kamyon gönderilmesini istediği, kendisini Nedim Palit olarak tanıtan sanık …’in 01 . …. plaka sayılı kamyon ile katılana ait iş yerine geldiği, olaydan kısa bir süre önce yolda bulduğunu ileri sürdüğü Nedim Palit’e ait sürücü belgesini ibraz ettiği, boya malzemelerini yükleyip bu isimle sevk irsaliyelerini imzalayarak yola çıktığı, ancak aldığı malzemeleri teslim edilmesi gereken yere götürmeyip satmak için temyiz dışı diğer sanıklardan yardım istediği ve bu aşamada iken yakalandığı kabul edilerek sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması dolandırıcılık suçundan temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık, suçu ikrar etmiştir.
3. Katılan, olaydan kaynaklanan zararının giderilmediğini, şikayetçi olduğunu belirtmiştir.
4. Sevk irsaliyeleri, yakalama tutanağı, temyiz dışı sanıklar Hasan Basri Beyazgül ve Halef Örün’ün savunmaları ve diğer bilgi ve belgeler dosya arasındadır.
5. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilerek dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, beraat etmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; sanığın ikrarı, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamından, sanığın Nedim Palit’e ait sürücü belgesini kullanarak katılandan nakliye için aldığı malzemeleri teslim edilmesi gereken yere götürmeyip sattığı, eylemin, kamu kurumlarından olan Emniyet Müdürlüğünün maddi varlıklarından sayılan sürücü belgesi kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; sanığın gerek dava dosyasında mevcut gerekse UYAP üzerinden temin olunan güncel adlî sicil kaydının tetkiki neticesinde, tekerrüre esas olmayan mahkûmiyetleri ile hakkında evvelce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunduğu, Mahkemece “Sanığın sabıka kaydı, dosyaya yansıyan kişiliği nazara alınarak hakkında bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizce olumlu kanaat oluşmadığından…” gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği erteleme 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince infaz aşamasında cezasından mahsup edilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/73 Esas, 2018/103 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.