YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6092
KARAR NO : 2023/1842
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/63 E., 2015/159 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ruhsatsız yasak tabanca taşımak suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, Adana’da MİT’te çalıştığı dönemde suça konu belge ve silahın bu teşkilat tarafından kendisine verildiğine, suçsuz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz tabanca ile MİT’e ait görünen sahte kimlik taşıdığından bahisle 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; suça konu kimlik ve tabancanın, MİT’e muhbirlik yaptığı dönemde MİT çalışanı olan Mehmet isimli şahıs tarafından kendisine verildiğini, alkollü araç kullanırken üzerinde yakalandığını, beyan etmiştir.
3. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 12.11.2013 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu kimlik kartında muhtelif harf hatalarının mevcut olduğu, vesikalık fotoğraf görüntüsü de dahil olmak üzere renkli fotokopi veya renkli bilgisayar yazıcısı yardımıyla tümden sahte olarak oluşturulduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
4. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.11.2013 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu tabancada, namlusunun iç kısmında bulunması gereken gaz dağılımını temin eden gaz ayırıcı parçasının bulunmadığı, namlunun boru tipi bir namlu özelliğinde olduğu, mevcut haliyle ses fişeklerinin yanı sıra bu tür silahlarda kullanılmak üzere özel olarak imal edilmiş yasak niteliği haiz fişekleri de atabildiğinin belirtildiği, teknik özelliklerinde sonradan değişiklik yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir tespite yer verilmediği, 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliği haiz silahlardan olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemenin, suça konu kimliğin aldatıcılık niteliğine ilişkin herhangi bir gözlemde bulunmadığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçu Yönünden
1. 14.11.2013 tarihli uzmanlık raporunda belirtilen hususlarla birlikte suça konu silahta sonradan değişiklik yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir tespite yer verilmemiş olması karşısında, silahın üretim izni verilen orijinal haline göre bilye geçişine imkan verecek şekilde gaz ayırıcı parçasının tadil edilip edilmediğine dair alınacak bir rapor ile 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı hususu kesin olarak saptanmadan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de, sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 14.07.2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin on birinci fıkrasına eklenen “asgari muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabilecek olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınarak; suça konu belgenin getirilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve denetime esas olmak üzere belge aslının dosya içerisinde bulundurulmasından sonra tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde A ve B bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/159 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.