Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3552 E. 2007/5152 K. 21.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3552
KARAR NO : 2007/5152
KARAR TARİHİ : 21.05.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davalılar :1-… 2-…3-V…
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan olan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleriyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı … hakkındaki davanın kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığından reddine, davalı … yönünden açılan davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 7.801.58 YTL asıl alacak, 3.383.59 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.185.18 YTL üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren %90, 1.12.2002 tarihinde %66 faiz işlemek kaydıyla devamına, davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna, davalı … yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, takibin 2.500 YTL asıl alacak, 25.00 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.525.00 YTL üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren %90, 1.12.2002 tarihinden itibaren %66 faiz işlemek kaydıyla devamına, davalının %40 tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bozmadan önce verilen 19.7.2004 tarihli kararda “davalılar … ile…n 11.185.180.355.TL borç için yaptıkları itirazın iptaline…” biçiminde karar verilmiş olup, bu karar davalılar tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda bu davalılar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin temyize konu kararda davalı … yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davaya genel mahkeme sıfatıyla bakıldığı halde harç alınmaması yönünde karar verilmesi de doğru değildir.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 21,5,2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.