YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/623
KARAR NO : 2007/2584
KARAR TARİHİ : 15.03.2007
Mahkemesi : Eskişehir 1. İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalı borçlu şirketin üçüncü kişideki alacağının dağıtımı için düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili kuruma pay ayrılmadığını oysa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I ve 4958 sayılı Kanunun 21 nci maddesi uyarınca davalı … ’ın dışarıda tutularak, paranın müvekkili kurum ile diğer iki alacaklı arasında paylaştırılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesi’nce davalı … ’ın takip dosyasında İcra ve İflas Kanunu’nun 100 ve 268 nci maddelerindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline, paranın davalı … dosyası ile davalı Kütahya 30 Ağustos Vergi Dairesi arasında paylaştırılmasına, artan para olduğu takdirde SSK. Başkanlığı’na ödeme yapılmasına karar verilmiş; hüküm davacı …. Başkanlığı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 5311 sayılı yasa ile İcra ve İflas Kanunu’na eklenen Geçici 7 nci madde uyarınca uygulanmasına devam edilen aynı yasanın 363 ncü maddesine göre, sıraya dair şikayet ve itirazın red veya kabulüne ilişkin kararlar, sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının 2.870,-YTL.’yi geçmemesi halinde, temyiz kabiliyetinden yoksundur.
İcra Mahkemesinin kararı 17.10.2006 tarihli olup, yukarıda açıklanan nedenle davalı … hakkında verilen karar kesin niteliktedir.
Bu sebeplerle davacı vekilinin davalı …’a yönelik temyiz istemi İİK.nun 365/son maddesi hükmü gereğince reddedilmelidir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazı, bütün alacaklıların garameten tatmin edilmesi gerektiği noktasındadır. Bu davalı tarafından girişilen icra takibinde ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilemediğinden, dağıtıma konu para üzerine konulan ihtiyati haciz kesinleşmemiştir (İİK.m.264); öte yandan davalının takip dayanağı anılan yasanın 100 ncü maddesinde sayılan belgelerden birine dayanmadığından ilk hacze iştirak şartlarını da taşımamaktadır (m.268). Bu itibarla davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı yanın diğer temyiz itirazlarına gelince; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesine göre, üçüncü kişiler tarafından haczedilen bir mal, paraya çevrilmeden evvel kamu alacağı için de haczedilirse, kamu alacağı ilk hacze iştirak eder ve garameten dağıtım yapılır. Somut olayda ilk haciz davalı … tarafından konulmuş olduğundan hem davacının ve hem de davalı vergi dairesinin ilk hacze iştirak ettirilerek paranın bu üç alacaklı arasında garameten paylaştırılması gerekirken, davacının arta kalan parayı almasını sağlayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davalı … yararına kesinleşmiş hüküm de dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı … hakkındaki temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı … vekilini temyiz itirazlarının REDDİNE, 3 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.