YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11052
KARAR NO : 2007/4237
KARAR TARİHİ : 27.04.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı karşı davalılar vek.Av. … ile davalı karşı davacı vek.Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacıların murisi …’nun keşideci davalı …’ın lehtar olduğu nakten düzenlenen 12.6.1999 tanzim 5.9.2000 vadeli 220.000 dolarlık bono ile borçlu olunmadığının tesbiti, birleşen dava ise anılan bonoya dayanılarak açılan alacak davasıdır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre senetteki imza dışındaki tüm yazıların davalı-davacı lehtarın eli ürünü olduğu, TTK. 690 maddesi yollaması ile TTK.’nun 592. maddesine göre açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğunu, bono üzerinde rakkam ve yazı farklılığı bulunduğu takdirde yazı ile yazılan kısmın esas alınacağı, buna göre menfi tesbit davasının reddine birleşen alacak davasının kabulü ile 220.000 ABD Doların ödeme günündeki YTL karşılığının 19.10.2000 tarihinden itibaren devlet bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacılar birleşen davanın davalıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı birleşen davanın davalıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2- Lehtar …’ın 19.10.2000 tarihinde keşidecinin mirascıları hakkında icra takibi yaptığından bu takip TTK.’nun 661 maddesinde belirtilen üç yıllık zamanaşımı süresi dolmadan yapıldığından birleşen dava yönünden davalıların zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Öte yandan dava konusu senedin boş olarak lehdara verildiği ve senedin lehtar tarafından doldurulduğu lehtar …’ın ve mahkemenin kabulündedir.
Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda ” miktarın rakkamla yazılı olan bölümde baş tarafta yer alan “2” rakkamının kendinden sonra gelen rakkam ve “ABD Doları” yazılarından konum ve fulaj izi bakımından farklı olduğundan “2” rakkamının bulunduğu yere sonradan ilave edildiği” saptanmıştır. TTK.’nun 588 maddesi gereğince yazı ve rakkamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur ise de bu kural Yargıtayın Yerleşik İçtihatlarında (11.Hukuk Dairesinin 18.1.1974 tarih 5134-65 sayılı kararı, 19 Hukuk Dairesinin 3.7.1995 tarih 10030-6073 sayılı kararı) kabul edildiği gibi bu halin tahrifat iddiası bulunmayan hallere münhasır bulunduğu, bir başka anlatımla tahrifat iddiası söz konusu olmadığı hallerde geçerli olacağı kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı-birleşen davanın davalılarının bonoda bedel hanesinde tahrifat yapıldığını iddia etmesi ve bu iddianın da Adli Tıp Kurumunun yukarıda belirtilen rapor ile sabit olması karşısında bononun 20.000 Dolar bedelle geçerli olduğunun kabulü gerekirken, açıklanan bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı-birleşen davanın davalıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı birleşen davanın davalıları yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar birleşen davanın davalıları yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalı-davacıdan alınarak, davacı-davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.