YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16160
KARAR NO : 2009/5613
KARAR TARİHİ : 02.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 14.06.2007 tarihli dilekçeyle … Köyü 102 ada 135 ve 139 sayılı parsellerin 1935 ve 1939 yıllarında tevzii yoluyla tapuya kayıt edildiğini, kendi adlarına tesbit edilmesi gerekirken, 1744 Sayılı Yasa ile değişi 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince Hazine adına tesbit edildiğini, bu tesbitin iptalini ve adına tescilini istemiştir. Kadastro Mahkemesince, davanın esas itibariyle 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasına itiraz olduğu, bu çalışmanın 29.11.1978 tarihinde ilan edildiği ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle görevsizliğe karar verilmiş, karar taraflarınca temyiz edilmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.04.2007 gnv e 2007/1165-1165 sayılı kararı ile, Davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazları red edilmiş, Hazinenin temyiz itirazları kabul edilip, Mahkeme kararı, Hazine yararına 450.00.-YTL avukatlık ücretine hükmedip düzeltilmesi suretiyle onanmış, görevsizlik kararı ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve dava dosyasının H.Y.U.Y nın 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasından sonra üç ay içinde yenilenmediği belirlenerek 409/5 Maddesi hükmüne göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi gereğince Hazine yararına Avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine karar verilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 6. satırında yer alan “Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına” cümlesinden sonra gelmek üzere “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edilen 500.00.- YTL’şer vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini avukat ile temsi ettiren Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.