Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/15764 E. 2023/2137 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15764
KARAR NO : 2023/2137
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.

2. Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında;
a. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
b. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; ” Sanık hakaret eylemini, aleni bir yer olan cezaevi koğuşu ve havalandırma bölgesinde herkesin duyacağı şekilde işlemesine rağmen TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamamıştır. ” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sübuta, ceza miktarına ve saire ilişkindir.
Sanığın temyiz sebebi; sübuta, eksik araştırmaya ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak kalan sanığın, olay günü mağdurlara yönelik olarak sinkaflı küfürler ederek “sizlere etek giydireceğim, sizi pavyonlarda sinkaf ettireceğim” diyerek hakaretlerde bulunduğu, odasında bulunan gazete, iç çamaşırı ve cezaevi idaresine ait olan nevresimleri toplayarak ateşe verdiği, görevlilerin müdahale ederek yangını söndürdükleri iddiasına ilişkindir.
2. 08.12.2014 tarihli hasar tespit tutanağında; 1 takım nevresim bedeli olan 29,00 TL zarar olduğu belirtilmiştir.
3. Cezaevi idaresinin 14.01.2016 tarihli cevabi yazısında; suç tarihinde hükümlünün yakmış olduğu nevresimin teslimine ilişkin tutanağın olmadığı bildirilmiştir.
4. Sanık savunmasında, nevresimin kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
5. Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanması ihtimaline binaen sanığın ek savunması alınmıştır.
6. Sanığın Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusu yapması üzerine Anayasaya Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli kararı ile 29.11.2014 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen kötü muamele iddiasını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek özenli bir soruşturma yürütülmediği ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının usul boyutu bakımından ihlal edildiği sonucuna varıldığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
7. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2021 tarihli iddianamesi ile …, … ve Nuran Özaslan hakkında eziyet suçundan dava açıldığı ve dosyanın Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/326 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun işlendiği yer olan “cezaevinin” aleni olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık hakkında Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Mağdur beyanları, sanık savunması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin sübuta ve suç niteliğinin tespitine yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıdaki belirtilen bozma nedenleri dışındaki sanık ve sanık müdafinin yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2. Sanık mağdurların kendisine hakaret ettiğini ve kendisini darp ettiğini beyan ederek bir kısım kişileri tanık olarak bildirmesi, Malatya İnfaz Hakimliğinin 2014/1039 Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen … ve …’in sanığın iddia ettiği hakaret eylemini doğruladı ve bir kısım mağdurlar hakkında eziyet suçundan dava açılmış olması karşısında; sanığın dinlenmesini talep ettiği kişilerin usulüne uygun olarak tanık sıfatı ile beyanlarının alınması, Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/326 Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorularak derdest olması halinde mümkün olduğunda davanın incelemeye konu dava dosyasıyla birleştirilmesi, birleştirmenin mümkün olmadığı taktirde dosyanın getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya konulması suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de; karşılıklı hakaret iddiası kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi yerine ilk haksız hareketin mağdurlardan geldiği belirlenmediğinden bahisle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR.
A. Sanık hakkında Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B 2-3) fıkrasında açıklanan nedenlerle Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) fıkrasında açıklanan nedenle Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, sair yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.