YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18096
KARAR NO : 2009/3466
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi, davalı Hazine, davacılar … … ve … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında….. Köyü 129 ada 23, 27, 131 ada 16 ve 118 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 19757.27 m2, 233053.24 m2, 110689.09 m2 ve 288.80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaz belgesizden yıkık ev ve arsa niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … …, diğer parseller ham … niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davac Orman Yönetimi 129 ada 27 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu, davacı … …, 129 ada 27 parselde zilyetliğinde bulunan tarlası kaldığı, davacı …, 118 ada 1 nolu parselin adına eksik verildiğini, bitişiğindeki arazinin de kendisine ait olduğu, 129 ada 23, 27 ve 131 ada 16 parselde de zilyetliğinde bulunan tarlaları kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi, davalı Hazine, davacılar … … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1- Davalı Hazinenin temyizi bakımından; dava konusu 129 ada 23, 27 ve 131 ada 16 parseller hakkında hazine aleyhine bir hüküm kurulmadığından, bu parseller hakkında verilen hükmü temyiz etmekte hukuki bir yararı bulunmamaktadır. Dava konusu 118 ada 1 parsel bakımından ise, adına tespit olmadığı gibi, hazinenin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi uyarıca davaya katılımı da bulunmamaktadır. Bu durumda, bu parsel bakımından Hazine davada taraf olmadığı, davada taraf olmayanın da hükmü temyiz edemeyeceği usul hükümlerinden olduğundan temyiz dilekçesinin reddine,
2- Davacı … ve davacı … …’in temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların, uzman ziraat bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, taşınmazların … arazisi niteliğinde olmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden bulunmadığı anlaşılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3-Davacı Orman Yönetiminin 129 ada 27 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içinde bulunan 04.08.2008 havale tarihli Orman Mühendisi … …..,tarafından düzenlenen raporda; çekişmeli 27 parselin 1953 tarihli memleket haritasında ve 1951 tarihli … fotoğraflarında açık alanda kaldığı, Eğiminin %15-20 olduğu, taşınmazın … yıllar boş kalması nedeniyle, meşe tohumlarının çeşitli faktörler etkisiyle parsel üzerine taşınması suretiyle, üzerinde seyrek halde 8-10 yaşlı alana sonradan gelmiş olan palamut meşeleri bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olmadığı bildirilmiştir. Taşınmazın memleket haritasındaki konumu incelendiğinde doğusunda bir bölümün yeşil alanda kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, orman bilirkişinin taşınmaz üzerindeki palamut meşesi ağaçlarının tohumlama yolu ile etraftan geldiği şeklindeki açıklamalarına itibar edilemeyeceği zira, Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389 – 8060 sayılı dosyasında uzman Ormancı Bilirkişiler … …, … ile Jeolog Bilirkişi … ….., tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda “Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de, taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Kaldı ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, … fotoğraflarının bu yıllarda çekilmiş olduğu, daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği” şeklindeki bilimsel açıklamalar da nazara alındığında, mahkemece taşınmazın orman niteliği ile tescile karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek ham … niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz dilekçesinin reddine,
2- 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacılar … ve … …’in temyiz itirazlarının reddi ile onlar hakkında verilen hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine,
3- Yukarıda 3. Bentte açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin 129 ada 27 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 02.03.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.