YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/805
KARAR NO : 2023/16067
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Hakaret suçundan sanıklar … ve …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2.180,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2020/397 Esas, 2021/499 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2023 gün ve 2022/149185 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149185 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Somut olayda, şikâyetçi sanık … ve …’un 15.04.2021 tarihli oturumda, şikâyetçi sanık …’ın 01.06.2021 tarihli oturumda mağdur sanıklar hakkında şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, hakaret suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete bağlı olduğu, mağdur sanıkların şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında takibi şikâyete bağlı hakaret suçundan düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
1. İddianame içeriğine göre sanıklar hakkında mağdur …’a yönelik 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan dava açıldığı, mağdurlar … ve …’a yönelik hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçun tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlediği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmak suretiyle dava konusu edilmeyen eylemden mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine,
Oy birliğiyle, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.