YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7489
KARAR NO : 2023/2481
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Kamu davasının reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/727 Esas, 2015/857 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Başsavcılığınca sanık hakkında kurulan hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın yüklenen suçu işlediğine, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın konusunun farklı olduğuna, sanığın yüklenen suçtan cezalandırılması yerine davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanık hakkında 2009 yılında sahte fatura kullanmak eylemi nedeniyle açılan kamu davasının, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/612 Esas sayılı dosyası dayanak gösterilerek reddine karar verilmiş ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede, anılan davanın sanık hakkında aynı mükellefiyeti nedeniyle 2009 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan açılmış olduğu ancak davaların dayanağını oluşturan raporların ve suça konu fatura sayılarının farklı olduğunun anlaşılması karşısında, her iki dosya konusu faturaların aynı olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırı ise de zamanaşımının olumsuz muhakeme koşulu olarak yargılamaya engel olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Dosya kapsamından suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/727 Esas, 2015/857 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.