YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3785
KARAR NO : 2023/2398
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat
Sanıklara yüklenen suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle kamu davasına katılma … bulunan ve vekili aracılığıyla sunduğu 12.02.2014 tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunan şikayetçi kurumun bu talebi hakkında herhangi bir karar verilmemiş ise de; yargılama aşamasında katılma isteminde bulunan ve hükmü temyiz eden şikayetçinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yoluna başvurma … bulunduğundan, aynı Kanun‘un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca …’nın davaya katılan, Av. …’un da katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2014 tarihli ve 2014/33 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir.
2. Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2014 tarihli ve 2014/33 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2017/9996 Esas, 2021/5727 Karar sayılı kararı ile 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan hüküm mahkûmiyet hükümlerinin zamanaşımı nedeniyle düşmesine; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/420 Esas, 2021/750 Karar sayılı kararı ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanık … hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık …’in mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ve sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olup, temyizinin mümkün bulunmadığı, vekalet ücretine ilişkin hususunda da hükmün parçası niteliğinde olduğu ve yapılan itiraz üzerine mercince bir değerlendirme yapılarak itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında, Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2014 tarihli ve 2014/33 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararı ile 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2017/9996 Esas, 2021/5727 Karar sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi karşısında, Mahkemece sanık hakkında bu suçtan yeniden kurulan beraat hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkındaki 02.06.2014 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık … yönünden Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/420 Esas, 2021/750 Karar sayılı hükmünü içerir dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/420 Esas, 2021/750 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.