Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1735 E. 2007/6895 K. 29.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1735
KARAR NO : 2007/6895
KARAR TARİHİ : 29.06.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalılardan … Ltd. Şti. vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … … ile davalılar vek. Av. …’ ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı …Ş. ile davalı şirket arasında 05.11.1999 tarihinde 10 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket ortaklarından … ve …’ ün de taahhütname başlıklı tarihsiz belgeyi imzaladığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, taahhüt edilen miktar kadar ürün satılamaması nedeniyle uğranılan kar mahrumiyetinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı şirket cevap dilekçesinde kira sözleşmesinin 24. maddesi gereği bayinin kira sözleşmesini ibraz etmediğini bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, satış vaadi sözleşmesindeki noktalı kısımların boş olup sonradan doldurulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Gerçek kişi davalılar cevap dilekçesinde, sözleşmenin … A.Ş. arasında imzalandığını şahıs olarak sorumlulukları olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı gerçek kişilerin sözleşmede imzaları bulunmadığı sözleşmeye kefaletlerini bildirdiği taahhütnamede de kefalet limiti bulunmadığı, bu nedenle gerçek kişiler hakkında açılan davanın reddine, sözleşmenin imzalanıp ticari ilişkinin devam ettiğini, kira sözleşmesi ibraz edilmediği için sözleşmenin geçersiz olduğu yolundaki davalı savunmasının dinlenemeyeceğini, davalı şirketin taahhüt ettiği tutarda ürün satmadığı, bu nedenle taleple bağlı kalınarak 50.000 Dolar’ ın fiili ödeme günündeki kur karşılığının davalı şirketten tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı şirket vekilinin temyizine gelince, davalı şirketin asgari alım taahhüdünü ihlal ettiği, davalı gerçek kişilerin de B.K.’ nun 110. maddesi kapsamında garanti veren oldukları gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile gerçek kişi davalılar hakkında açılan davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalı gerçek kişilerden alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.