Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3617 E. 2007/9055 K. 22.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3617
KARAR NO : 2007/9055
KARAR TARİHİ : 22.10.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekilleri Av. … ve Av. … … ile davalı vek. Av. … … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın … Şubesi’ nde 896870 nolu yatırım hesabı açtırarak hesaba 74.050 YTL yatırdığını, bankanın şubesinde bir takım yolsuz işlemlerin olduğunun basına yansıması üzerine, davalıya müracaat ettiklerinde, müvekkiline inceleme yapıldığını bildirdiklerini, daha sonrada hesaba rastlanmadığı için ödemede bulunulmayacağının söylendiğini, davalı bankanın kendi personelinin üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka savunmasında, banka kayıtlarında davacıya ait bir hesaba rastlanmadığını, ibraz edilen makbuzun sahte olduğunu, davacının bankaya para yatırdığını ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı ile davalı bankanın şube müdürü arasında hemşerilik ilişkisi bulunduğu, banka kayıtlarında davacıya ait hesaba rastlanmadığı, işlemlerin danışıklı yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacağının dayanağı olarak 22.08.2002 tarihli banka dekontuna dayanmıştır. Dosyaya aslı sunulan banka dekontunun çift imzayı ihtiva ettiği ve imzalarda birinin müdür yardımcısına ve diğer imzanın bankanın şube müdürü olan…’ a ait olduğu dosyaya sunulan deliller ve davalı bankanın kabulü ile sabittir.

Yine olay ile ilgili olarak davalı banka tarafından şube müdürü…’ ın müşterilerden topladığı parayı banka kayıt ve hesabına geçirmeyerek zimmetine aldığı yolunda idari tahkikat yapıldığı ve davacının da arasında bulunduğu dava dışı bazı müşterilerin ( 42 kişi) hesaplarındaki usulsüzlükler nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulup müdür … hakkında ceza davası açıldığı ve davada davacının da müşteki sıfatı ile yer aldıkları ceza davası yargılamasının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan yargılama sırasında mahkemece uzman bilirkişi kurulundan alınan raporlarda davalı bankanın B.K.’ nun 55. ve 100. maddeleri gereğince sorumluluklarına işaret edilmiştir.
Mahkemece işlem yapan banka müdürü … ile davacının hemşeri olmaları nedeniyle, el ve işbirliği içinde hareket ettiklerinden davanın reddine karar verilmiş ise de, bankanın müdürü …’ ın Kars ili Sarıkamış ilçesi, davacının Muş ili nüfuslarına kayıtlı olduğu, bu durumda hemşericilik ilişkisi kurulamayacağı gibi, banka müdürü ile davacının el ve işbirliği yaptıkları yönünde dosyada herhangi bir delilde bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan dosya içeriği deliller ve B.K. ‘ nun 55. ve 100. maddeleri hükmü uyarınca , bankanın istihdam eden olarak personelinin 3. kişilere verdiği zarardan sorumlu olduğu gözetilerek davacının bankadan talep edebileceği alacak miktarı tespit olunup hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.