Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/5950 E. 2006/8044 K. 19.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5950
KARAR NO : 2006/8044
KARAR TARİHİ : 19.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde bağımsız bölümdeki projeye aykırılıkların giderilmesi ve işyeri olarak kullanılması nedeniyle mesken niteliğine dönüştürülmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın HUMK.nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davalılardan …’e ait bağımsız bölümde projeye aykırı olarak yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesi ile işyeri olarak kullanılması nedeniyle mesken niteliğine dönüştürülmesi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, 13.12.2005 tarihinden itibaren işlemden kaldırılan davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden bahisle HUMK.nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden;
13.12.2005 günlü oturuma davalı vekili mazeret bildirerek, davacı vekili ise mazeretsiz olarak katılmadığı, ara kararı ile davalı vekilinin mazeretinin kabulüne, davacı vekili mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına, gelecek oturum (21.3.2006 günü) karar verilmesine hükmedildiği ve sonraki 21.3.2006 günlü oturumda ise davacı vekilinin huzurunda davalı vekilinin, dosyanın işlemden kaldırılması istemi üzerine dosya geriye yönelik olarak 13.12.2005 tarihi itibariyle işlemden kaldırıldığı ve yenileme istemi red edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HUMK’nun 409. maddesi uyarınca bir davada iki tarafın usulüne uygun şekilde çağrıldıkları halde duruşmaya gelmemeleri, taraflardan birinin duruşmaya gelip de davayı takip etmeyeceğini açıkça bildirmesi, iki tarafta birlikte duruşmaya geldikleri halde davayı takip etmeyeceklerini açıklamış olmaları veya oturum gününün belirlenmesi için tarafların başvurması gereken hallerde taraflardan hiç biri son işlem tarihinden itibaren bir ay içinde mahkemeye müracaat ederek duruşma gününün saptanmasını istememeleri halinde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Somut olayda; davanın 13.12.2005 günlü oturumuna davacı ve davalı taraftan hiç biri gelmemiş, davalı ise mazeret dilekçesi göndermiştir. Mahkemece, davalının mazeretinin kabulüne, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği anlaşılan davacı yönünden dosyanın işlemden kaldırılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi ve bu konuda davalı tarafın beyanının alınması ve gereken kararın o oturumda verilmesi için duruşmanın 21.3.2006 gününe ertelenmesine karar verilmiştir. 21.3.2006 günü tarafların her ikisi birlikte duruşmaya gelmiştir. Bu duruma göre ortada mahkemece usulüne uygun şekilde verilmiş bir işlemden kaldırma kararı bulunmadığı gibi taraflardan birinin bildirdiği mazeret de kabul edildiğine göre yargılamaya devam olunarak işin esasına girilip toplanan deliller değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, geçmişe yönelik sonuç doğuracak şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.