Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/2768 E. 2007/8554 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2768
KARAR NO : 2007/8554
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı kurumun elektrik abonesi olup, müvekkilinin fabrikasında yenilenecek olan donanım ve eklenen bir kısım tesisler için Bakanlar Kurulunun 26.02.1999 tarihli kararnamesinde belirtilen tüketilen enerjiden indirim uygulanmasından faydalanmak üzere davalıya müracaat ettiğini ve talebinin kabul edilerek elektrik tüketim faturalarından indirim uygulanmasının Eylül 1999 tarihinden itibaren başladığını, ancak davalının indirime (1) ay erken başlandığı iddiası ile müvekkilinden indirim bedeli ve faiz talep ettiğini, ayrıca da (3) yıl devam etmesi gereken indirim uygulanmasına Nisan 2000 faturasında son verildiğini ve geçmiş döneme ilişkin yapılan indirimin müvekkilinden talep edildiğini, bu talebin hukuka aykırı olduğunu, bu indirimin kaynağının Bakanlar Kurulu kararı olduğunu davalının kendi tasarrufunda bulunmadığını, davalı ile Hazine Müsteşarlığı arasındaki ihtilaf nedeni ile davalı idarenin uğradığı zararı abonelerinden tahsil etmeye çalıştığını öne sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğunu, ayrıca uygulamaya son veren kuruluşun Hazine Müsteşarlığı olduğunu bu nedenle müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca enerji desteğinin sadece yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizatın tüketeceği elektrik enerjisine uygulanması gerektiği bu nedenle yapılan uygulamanın doğru olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı şirketin davalı kurum elektrik abonesi olup 26.02.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararnamesi uyarınca elektrik tüketim bedelinden indirim yapılması için müracaat ettiği, ancak davacı şirketin süzme sayaç takmaması nedeni ile dava konusu enerji fatura bedelinin nekadarlık kısmının yatırım teşvik kapsamında
kaldığının tespit edilmediği bu durumda Bakanlar Kurulu kararı ve 2000/ 1101 sayılı kararname uyarınca sarfiyat bedelinin yarısının teşvik kapsamında kaldığı, sarfiyat bedelinin diğer yarısının ise, ileriki aylara ilişkin olarak tüketilen elektrik enerji fatura bedelinden mahsubunun gerekli olduğu bu durumda davacının dava konusu bedelin 29.770.41 YTL kısmı için borcunun bulunmadığı anlaşılmış olmasına rağmen kısa karara uygun karar verme zorunluluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerine temyiz edilmiştir.
Dava, elektrik tüketim bedeli nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkeme karar gerekçesinde, davacının dava konusu edilen bedelin 29.770.41 YTL’ lik kısmından sorumlu olmadığının, davacının borcunun 19.134.98 YTL olduğunun anlaşıldığı belirtilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında davanın reddine karar verilmiştir. HUMK.’nun 388. maddesinin son fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma biçimine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.