YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16577
KARAR NO : 2023/11976
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2017 tarihli ve 2017/282 Esas, 2017/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmü kaldırarak sanığın 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; anlaştığı şahısların getirdiği yolcuların yabancı ve fazla sayıda olması nedeniyle transferden vazgeçtiğini, ancak ailesiyle tehdit ettikleri için kabul etmek zorunda kaldığını, kendisinin sahil güvenlik ekibinin yanına giderek yakalattığını, Bölge Adliye Mahkemesinin …’den …’ye kadar geçen sürede isteseydi güvenlik görevlilerine bilgi verebileceği yönündeki gerekçesinin doğru olmadığını, beraatine karar verilmesi ve en kötü ihtimalle yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiğini, tutulan tutanakların doğru olmadığını, teşdiden karar verilmesinin de yerinde olmadığını, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde Polis merkezi amirliğince … plakalı araçta yapılan kontrolde içerisinde 65 yabancı uyruklu şahsın olduğu ve sanığın aracın şoförlüğünü yaptığının tespit edildiği, göçmen şahısların alınan ifadelerinde …’a yasa dışı yollara gidebilmek amacıyla sanığın kullanmakta olduğu araç ile … ilçesine geldiklerini, …’a gidebilmeleri halinde 400 dolar ödeme yapacaklarını belirttikleri, sanık savunmasında her ne kadar bilerek sahil güvenliğin olduğu yere aracı götürdüğünü beyan etse de dosya kapsamında bunu doğrulayan delile ulaşılamadığı, sanığın suçun işlenmesine 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında göçmenleri taşımak suretiyle yardım eden olarak iştirak ettiği, eylemin sanık savunması, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık aşamalardaki savunmalarında irtibat kurduğu şahıslara aracına binen kişilerin göçmen olduğunu anlayınca göçmenleri götürmek istemediğini söylediği, bunun üzerine tehdit edilince yolcuları …’ye götürmek için yola çıkardığını, …’ye varınca da Sahil Güvenlik Görevlilerinin üzerine aracı sürerek kendisinin durdurulmasını sağladığını, kastının olmadığını, tehdit karşısında bu eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de, olay tespit tutanağında sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı minibüsle çok sayıda düzensiz göçmeni sevk ederken görülüp takibe alındığında takip edildiğini fark ederek … yönüne doğru istikametini değiştirerek kaçmaya başladığı, aracın güvenlik görevlilerince durdurulup içindeki göçmenlerle birlikte yakalanmış olduğu, sanığın …’den …’ye gidinceye kadar bunu rahatlıkla güvenlik birimlerine haber verebileceği gibi bu yönde herhangi bir çabasının bulunmayışı, sanığın 12.10.2016 tarihinde benzer şekilde göçmen kaçakçılığı suçundan yargılandığı, sanığın kendisine yapılan tehdit karşısında bu suçu işlediği yönündeki savunmalarına itibar edilmeyip, sanığın kasıtlı olarak ve maddi menfaat karşılığında üzerine göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği,
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi gereğince cezasından indirim yoluna gidilmiş ise de, sanık doğrudan doğruya göçmen kişileri bulup yurt dışına çıkışlarını sağlayan kişilerden olmasa da, bir menfaat karşılığı göçmen şahısları …’den alıp yurt dışına çıkış yapacakları …’deki sahil bandına getirdiği, suçun kanuni tanımında yer alan fiili bizzat gerçekleştirdiği, suç üzerinde kurduğu hakimiyet göz önünde bulundurularak suçun doğrudan asli maddi faili olduğundan hakkında anılan Kanun’un 39 uncu maddesinde belirtilen suça yardım etme hükümlerinin değil, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinde belirtilen doğrudan faillik hükümlerinin uygulanması gerektiği, cezanın bireyselleştirilmesinde, suçun işleniş biçimi, sebep ve saikleri, şahsi sosyal durumu, 27 kişilik araca 65 kişi gibi yüksek bir rakamda göçmen bindirip buna göre yurt dışına kaçırılmak istenen mağdur sayısı göz önünde bulundurulduğunda cezada alt hadden uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidildiği, sanığın daha önceden de benzer göçmen kaçakçılığı suçlarına katılmış olduğu, sanığın şahsi ve sosyal durumu, fiilden önceki ve sonraki davranışları ile dairemizce sanığın cezasından indirim yapılmayı gerektirecek herhangi bir takdiri indirim nedeni görülmediğinden cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığı, eylemin sanık savunması ile tüm dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde sabit olduğu Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, bilerek ve isteyerek atılı suçu doğrudan fail olarak işlediği, araçta bulunan göçmen sayısı gözetildiğinde cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hususlarına ilişkin olarak Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.