YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3821
KARAR NO : 2007/9057
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av. … gelmiş davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya borcuna karşılık açık senet verdiğini daha sonra bu borcun dava dışı … tarafından 28.10.2004 tarihli protokol ile ödenmesinin üstlenilip 3 adet çek verildiğini, çeklerin gününde ödenmesine rağmen açık bononun iade edilmediğini ve doldurularak icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında taraflar arasındaki ilişki nedeniyle görülen hesap sonucu davacının borcuna karşılık dava konusu bono ile 28.10.2004 tarihli protokole bağlı 3 adet çekin verildiğini, protokole sonradan ilavelerin davacı tarafından yapılmış olduğunu, bono ile çeklerin birbirinin teminatı olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu bononun 28.10.2004 tarihli protokol ile verilen çeklerin teminatı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yanca ibraz edilen ve dava dışı Nurullah Özaydın ile davalı arasında düzenlenen 28.10.2004 tarihli protokol içeriğine göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki davalı dosyaya ibraz edilen anılan protokolün gözle de görüldüğü gibi davacı tarafından ilaveler yapılarak içeriğinin değiştirildiğini ve ilavelerin imza ile onaylanmış olmaması nedeniyle belgenin tahrif edilmesi nedeniyle geçerliliğini yitirdiğini ve ilaveler çıkartıldığında davacıdan alacaklı olduğunun anlaşılacağını savunmuştur.
Bu durumda mahkemece öncelikli davalının belgede tahrifat yapıldığına dair savunması yönünden konusunda uzman bilirkişi ve bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.