YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14931
KARAR NO : 2023/1611
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/195 Esas, 2016/686 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten yaralama suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iki kez 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/195 Esas, 2016/686 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/12270 Esas, 2020/16800 Karar sayılı kararıyla;
”a)Basit yargılama usulünün tartışılması,
b)5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen olası kast hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
c)Hak yoksunlukları açısından Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle hükümlerin bozulmasına, karar verilmiştir.
3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/256 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten yaralama suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iki kez 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu kasıtlı ve bilinçli olarak işlemediğine, hapis cezasının ağır olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Trafikte yol verme meselesinden çıkan tartışmada, katılanların polis çağırdıkları öğrenen sanığın aracıyla geri manevra yaparak olay yerinden kaçmak istediği ancak aracın açık olan şöför kapısının katılanlara çarpması neticesinde katılanların ayrı ayrı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Katılanlar aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı tevil yollu ikrar etmiş, sanığın eylemi neticesinde katılanlarda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak … Adlî Tıp Şubesi’nce tanzim olunan 04.01.2016 tarihli raporlarda, katılan … için, ”..sağ el 4. ve 5. parmaklarda hassasiyet mevcut olup basit tıbbi müdahale ile iyileşir nitelikte olduğu..”, katılan … için, ”..boyunda minimal hassasiyet mevcut olup basit tıbbî müdahale ile iyileşir nitelikte olduğu..” tespitlerine yer verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak gereklerinin kısmen yerine getirilmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kast – Olası Kast Ayrımı Yönünden
Trafikte yol verme meselesinden çıkan tartışmada, katılanların polis çağırdıkları öğrenen sanığın aracıyla şoför kapısı açık olduğu halde hızlı bir şekilde geri manevra yaparak olay yerinden kaçmak istediği, ancak aracın açık olan şöför kapısının katılanlara çarpması neticesinde katılanların basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaralanmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanığın katılanları doğrudan hedef almadığı, ancak kalabalığın üzerine orada bulunan katılanların da yaralanabileceğini öngörmesine rağmen yaralama sonucunu kabullenerek aracını sürdüğü anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezalara, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen olası kast nedeniyle indirim uygulanmaması suretiyle sanığa fazla cezalar tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Hapis Cezanın Tercih Edilmesi ve Lehe Hükümler Yönünden
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesinin isabetli olduğu, Mahkemece ”sanığın ileride suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yerinde gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımların da uygulanmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklandığı üzere sanık hakkında olası kast hükmünün uygulanmaması nedeniyle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/256 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’deki düşünce gibi oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.