Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7219 E. 2023/1285 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7219
KARAR NO : 2023/1285
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/540 E., 2015/332 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 Tarihli ve 2014/540 Esas, 2015/332 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Sanık Hakkında
1.Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün onanması,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün, suça konu bonunun zorunlu unsurlarının yasaya uygun olmaması nedeniyle özel belge niteliğinde olduğundan sanığın özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması yerine resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması nedeniyle bozulması,
Görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; sanığın yüklenen suçları işlediğine ilişkin dosyada delil olmadığına, suça konu senet üzerinde sanığın yazı ve imzalarının bulunmadığına, müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna ve hukuka aykırı kurulan hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanığın, hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; suçlu olmadığına, suça konu senet üzerinde imzasının bulunmadığının kriminal raporlarla tespit edildiğine ve dosyanın yeniden incelenerek hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanık …’nin, kendisini … olarak tanıtarak katılan …’tan Pnömatik 4 üniteli gübreli mibzer makinesi aldığı, borcuna karşılık suça konu 12.000,00 TL bedelli bonoyu … kimlik bilgilerine göre düzenleyerek katılana verdiği, katılanın, bir hafta sonra çevreden yaptığı araştırmada, böyle bir kişinin olmadığını anlayarak şikayetçi olduğu, katılana ait mibzer makinesinin ise sanık …’nin kiracı olarak bulunduğu iş yeri sahibi olan Oktay Galata’ya ait Galata Otomotiv adlı işyerinde ele geçtiği, iş yeri sahibi
Oktay Galata’nın, mibzer makinesini sanık …’nin, kendisine olan borcuna karşılık satması için bıraktığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Katılan tarafından Pnömatik 4 üniteli gübreli mibzer makinesinin satımına ilişkin fatura aslı dosyaya sunulmuştur.
2. 27.05.2014 tarihinde usule uygun yaptırılan teşhiste katılan …’ın, kendisini Oktay olarak tanıtıp senedi imzalayan kişinin sanık … olduğunu teşhis ettiği, yine duruşmada katılan ve katılanın yanında çalışan tanık Y. K. tarafından da sanığın teşhis edildiği, katılan ve Y. K.’nun aşamalarda, kendisini … olarak tanıtan sanığa satış yaptıktan sonra senet üzerindeki yazıların, katılanın talimatı ile Y. K. tarafından yazıldığını, sanığın da borçlu kısmındaki imzaları yanlarında imzaladığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
3. Senet üzerinde kimlik bilgileri yazılı … alınan ifadesinde, sanığın arkadaşı olduğunu, sanığın yakın tarihte kendisinin kimliğini kullandığı başka bir olay nedeniyle de ifade verdiğini, suça konu senetle ilgisinin bulunmadığını, katılanı tanımadığını, senet üzerindeki kimlik bilgilerinin kendisine ait olduğunu ancak adres ve cep telefonu numarasının …’ye ait olduğunu beyan etmiş, sanığın da 27.05.2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde adres ve cep telefonu bilgisi olarak suça konu senet üzerindeki adres ve cep telefonunu verdiği anlaşılmıştır. Mahkemece yaptırılan çevre araştırması ve buna ilişkin dinlenen tanık beyanlarına göre, senet üzerindeki adresin sanığa ait olduğu, sanığın çevrede bazı kişilere kendisini tanıttığı ifade edilmiştir.
4.Suça konu senet üzerindeki borçlu imzalarına ilişkin yaptırılan incelemelerde sanık veya dosya kapsamında adı geçenler yönünden, aidiyet hususunda bir tespit yapılamadığı anlaşılmıştır.
5. Sanık aşamalarda, arkadaşı Oktay’ın kendisine borcu olduğu için mibzer makinesini satın alıp kendisine verdiğini, kendisinin sadece daha sonra gidip makineyi teslim aldığını, senedi Oktay’ın imzaladığını bildiğini ancak düzenlendiği sırada yanlarında olmadığını beyan ederek suçlamaları reddetmiştir.
6. Mahkemece, senet üzerinde yapılan gözlemde unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaatiyle, sanığın dosya kapsamına uygun düşmeyen beyanlarına itibar edilmediği değerlendirilerek, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688 inci (6102 sayılı Kanunun 776 ncı) maddesinin altıncı fıkrası uyarınca senet metninde bulunması zorunlu unsurlardan olan “tanzim yerinin” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı cihetle, dosyada sureti bulunan suça konu senette açıkça düzenleme yeri belirtilmediğinden ve senedi düzenleyenin ismi altında yazılı adreste de hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adı yer almadığından, suça konu senedin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somut olayda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan … olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/540 Esas, 2015/332 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.