YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1566
KARAR NO : 2023/1989
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2020/17936 Esas, 2021/10872 Karar sayılı kararı ile ”…Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Sanığın itirazı üzerine yapılan yargılamada, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli kararıyla, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; İzmir/Buca Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlüyken 28.11.2013-04.12.2013 tarihleri arasında 6 günlük özel izne ayrılan sanığın teslim olması gereken süreden 48 saat geçmesine rağmen teslim olmayarak firar ettiğine ilişkindir.
2. İnfaz koruma memurları tarafından düzenlenen 06.12.2013 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
3. İzmir Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından düzenlenen 04.12.2013 tarihli firar fişi dosyada mevcuttur.
4. Sanık savunmasında, ailevi sorunları nedeniyle izinden dönmediğini, bu nedenle kaçtığını ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazı reddedilmiştir.
2. Ancak; sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken, sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi ve kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına
muhalefet edilmesi,
3. Sanık hakkında sonuç ceza olarak adli para cezasına hükmedilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu gözetilmeden, anılan maddedeki hak yoksunluklarına karar verilmesi,
4. Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun’la değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince infazı kısıtlar biçimde ihtarat yapılması hukuka aykırı ise de, bu hususların 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafındaki “…eylemine uyan…” ibaresinden sonra gelmek üzere “…5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası…” ibarelerinin yazılması, beşinci paragrafındaki ”…52/2 maddesi…” ibaresinden önce gelmek üzere ”…5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi…” ibarelerinin yazılması, hak yoksunluklarına karar verilen dördüncü paragrafın hükümden çıkartılması ve altıncı paragraftaki ”…taksitlerden birini ödemediği taktirde tamamının sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği hususunun sanığa hatırlatılmasına, (İHTARAT YAPILAMADI)…” ibarelerinin hükümden çıkartılması sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.