YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1697
KARAR NO : 2023/1992
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kaman Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2019/15025 Esas, 2021/5047 Karar sayılı kararı ile ”…Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.08.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Sanığın itirazı üzerine yapılan yargılamada, Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 293 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Denetimli serbestlik bürosu tarafından kendisine yeterli açıklamada bulunulmadığına,
2. Sürenin hesabı noktasında hataya düştüğüne,
3. Hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, hakkında cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesi sonrasında, kendisine tanınan sürede denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi ve bunun üzerine infaz hakimliğince verilen kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi kararına rağmen, en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayarak firar ettiğine ilişkindir.
2. Kırşehir İnfaz Hakimliğinin 01.08.2014 tarihli denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz kararı dava dosyasında mevcuttur.
3. Kırşehir İnfaz Hakimliğinin 11.08.2014 tarihli kapalı ceza infaz kurumuna gönderilme kararı dava dosyasında mevcuttur.
4. 12.08.2014 tarihli tebliğ-tebellüğ belgesi dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunması ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Ancak, gerekçeli karar başlığında, ”06.08.2014” olan suç tarihinin, ”2014” olarak yazılması,
3. Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyen sanık hakkında hüküm kurulurken, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
4. Mahkemece, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken, sanığın suç tarihinden 9 gün sonra kendiliğinden Cumhuriyet başsavcılığına teslim olduğu hususu dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 293 üncü maddesinde yer alan, “…kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir.” şeklindeki düzenlenme karşısında, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda indirim yapılması gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.